BORSA
BIST 100 13.536,84 %4,76
Altın 6.785,55 ₺/gr %0,53
Bitcoin $71.835 %4,65
Dolar 44,53 ₺ %0,19
Euro 52,06 ₺ %0,47
Sterlin 59,85 ₺ %0,73
Gümüş 107,90 ₺/gr %3,04
Ethereum $2.228,74 %6,33
İsviçre Frangı 56,32 ₺ %0,70
Kanada Doları 32,17 ₺ %0,12
Avustralya Doları 31,41 ₺ %0,92
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01
Suudi Riyali 11,88 ₺ %0,12
BAE Dirhemi 12,12 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,57 ₺ %0,23
Çin Yuanı 6,52 ₺ %0,18
ANKARA 1°C 6.785,55 ₺/gr 44,53 ₺ 52,06 ₺
Anasayfa Makaledetay
Şerif Ali Minaz

YARINLARA DOĞRU: GELİNİZ GÜNDEMİMİZ BEDDUA DEĞİL; DUA OLSUN

29.12.2013 00:00 Şerif Ali Minaz 5
YARINLARA DOĞRU: GELİNİZ GÜNDEMİMİZ BEDDUA DEĞİL; DUA OLSUN

       

       

  

                  Biz de Esma ve İnşirah Suresiyle Dua Edelim mi?               

    Bu günlerde ülke gündemi “Beddua” ile çalkalanıyor.

Geliniz bizler de dua geleneğimize uyarak, İnşirah suresiyle dua edelim.     

Malumdur ki, İnşirah Suresi; çoklarımız tarafından ezbere bilinen sekiz ayetlik kısa bir suredir.

 Göğsümüzün ferahlamasını, dert ve gamlardan uzaklaşmayı mı istiyoruz?

 Lütfen bu sureyi bilinçli bir şekilde ve sıkça okuyalım.

   Hayatın bazı gerçeklerini, dost ve düşmanlarımızı iyice öğrenmeyi mi istiyoruz?

Yol arkadaşlarımız tarafından defterimizin dürülmek istendiğini mi hissediyoruz?

 Geliniz, bu kısa sureyi hemen ezberleyelim ve dilimizin virdi yapalım.

   Yirmi birinci yüzyılın teknolojik kolaylıklardan yararlanırken bir yandan da, iç dünyamızın yükü ağırlaşıyor; ruhsal bunalımlar, stres bizleri eziyor.

Bunlardan kurtulmayı, ya da yakalanmamayı mı istiyoruz?

    Lütfen ibadet ve dua zırhına bürünelim, namaz ve niyazlarımızda, dua literatürümüzde önemli bir yeri olan bu sureyi özümseyerek okuyalım.

       Ve Diyelim ki:  

   Rabbim!  Sen ki, Peygamberine: “Senin göğsünü açmadık mı? Senin belini büken yükünü üzerinden atmadık mı?”  diye buyurdun.

 Nasıl ki, Sevgili Resûl’ünün göğüs kafesini ferahlattın ise, bizim de göğsümüzü aç Allah’ım!

Ya Şafi! Kalplerimizi, gerek maddi, gerekse manevi pisliklerden arındır!

Nasıl ki, Sevgili Peygamberini üzen, mücadele azmini kıran, onu karamsarlığa sürükleyen zorlukları defettiysen; üzerine kâbus gibi çöktürülmek istenen talihsiz olayları silip süpürdüysen; bizim de tahammül gücümüzü aşan, belimizi büken dertlerimizi atıver üzerimizden Allah’ım!

Hayat yolunda, canımızı sıkacak olayları, bizi üzecek dertleri başımıza musallat eyleme!

 Biz âhir zaman kulların, öyle bir hayata çattık ki, birileri hayata kurmuş pusu. Hayatın tuzak ve tuzakçılarından koru bizleri!

  Ya Hadi! Bizler öyle bir gürültü ve patırtının ortasındayız ki, en çok ihtiyacımız olan maddi varlığımızı bir süreliğine unutarak, huşu içine dalmayı ve kendimize dönmeyi bile beceremiyoruz. Üstelik kendimize gelmeyi, derlenip toparlanmayı, dertlerimizi atmayı istediğimizde, bunu, başka yerlerde arıyoruz. Meselâ; modernitenin,  maddi ve manevi yönden insanı uyuşturmak için hizmetimize sunduğu eğlence mekânlarında arıyoruz. Bazılarımız da, tıpkı Hind fakirleri gibi, sahte ayin ve acayip ritüellerde bulmak gibi bir yanılgıya düşüyor. İşte bu arayışlar, bu yanılgılar ve koşuşturmalar da, biz kullarını bunalımlara sürüklüyor, belimizi büküyor.

Bizi, sürekli okuduğumuz Fatiha suresindeki “sırat-ı müstakim”e hidayet eyle Allah’ım!

 Ya Fettah! Çöz bizim sıkıntılarımızı, kurtar asil ecdadımızın nesillerini bu labirentlerden!

Bizler sanki araftayız; bir elde Kur’an, diğerinde kadeh. Bu halimiz, omurgamızı büktüğü gibi, zihinsel bir felç hali de yaşatıyor bize.

Ya Nur! Aydınlat bizim iç dünyamızı. Karanlık düşünceleri at içimizden, onların bizi boğmasına izin verme Allah’ım!

 Sen ki, Sevgili Resulünü (s.a.s) Bedir’de, Uhut’ta ve Hendek’te sıkıntılardan hemen kurtarıvermiştin, bizleri de şu nefislerimizle olan savaşımızda zafere kavuşanlardan eyle Allah’ım!

     Ya Malike’l- mülk!

      İnanıyoruz ki, tüm kâinat, Sen’in mülkündür; amma Sen’in mülkünü tıpkı bir ahtapot gibi bir çok İZMler sarmış durumda. Bilhassa bizler, iki kitabın oluşturduğu iki İZM arasında sıkışıp kaldık: Kominizm ve Vahşi Kapitalizm. Her ne kadar birinin ismi, cismi silindiyse de, ikisinin de manevi dünyamızı alt üst etmek için saldırıları sürmektedir. Çünkü her ikisinin de kökeni materyalizm. Birisi, kıskacına aldığı milyonları ateistleştirmeye, diğeri de “pratik ateist” yapmaya çalışıyor. Manevi yönden yükümüz çok ağır; bu ağırlık da, bizim belimizi büküyor.

  Bu manevi yüke ilaveten bir de maddi yükümüz var sırtımızda. Bu iki İZM, kitleleri köleleştirdi, bir lokma bir hırkayı bile vermekten kaçındılar. Senin nimetlerini tekeline geçirme hevesine girdiler; biri devlet adına, diğeri dev şirketler adına.

Biri, paylaşımda, bir kula dokuz pul verip, dokuz kula da, bir pul vermeyi reva görüyor.

Bir yanda aç ve yoksul olan milyarlar, öbür yanda da, kullarının kan ve gözyaşları üzerinde taht kuran milyonlar.

   Ya Basir! Aslında SEN’in huzurunda bunları söylemem zait. Sen bizleri görüyorsun; mazlumu da zalimi de.

 Aç bizim basiretimizi! “İZM”lerin saldırılarından ve uygulamalarından dolayı bükme belimizi.

 İnancımızda, imanımızda sabit kadem kıl bizleri!

 Ya Mü’min! Koru bizim imanlarımızı! Artır bizim bilgimizi!

 Yakaza halinde tut her daim bizi!

Ya Selam! Çıkar kullarını selamete böylesi bir dünya cehenneminden!

Ya Mani! Dilersen sen şerlere, şerirlere ve onların maşalarına mani olursun.

  Bir an evvel ya gönder Âdil kullarını, ya da, bî insaf olanları insafa getir. Getir de, çatırdayıp duran bellerimizin kırılmasına izin verme, zalimlere fırsat verme Allah’ım!

 Ya Cebbar! Zorbaları ancak Sen hizaya getirirsin!

Zorbalara ve zalimlere karşı yardım et bizlere!

Amin…

 

 

Paylaş:

Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu
Şerif

Şerif Ali Minaz

Kütahya'nın Simav ilçesinde doğdu. İlköğrenimini köyünde, orta öğrenimini Bursa’da, yüksek okulu da İstanbul’da bitirdi. Öğretmen olarak başladığı memuriyet hayatına...

Tüm Yazılarını Gör