BORSA
BIST 100 13.536,84 %4,76
Altın 6.785,55 ₺/gr %0,53
Bitcoin $71.835 %4,65
Dolar 44,53 ₺ %0,19
Euro 52,06 ₺ %0,47
Sterlin 59,85 ₺ %0,73
Gümüş 107,90 ₺/gr %3,04
Ethereum $2.228,74 %6,33
İsviçre Frangı 56,32 ₺ %0,70
Kanada Doları 32,17 ₺ %0,12
Avustralya Doları 31,41 ₺ %0,92
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01
Suudi Riyali 11,88 ₺ %0,12
BAE Dirhemi 12,12 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,57 ₺ %0,23
Çin Yuanı 6,52 ₺ %0,18
ANKARA 1°C 6.785,55 ₺/gr 44,53 ₺ 52,06 ₺
Anasayfa Makaledetay
Şerif Ali Minaz

YARINLARA DOĞRU: ÇAKMA ŞERİF VE EFENDİLERDEN NEDİR BU ÇEKTİKLERİMİZ?

17.01.2014 00:00 Şerif Ali Minaz 6
YARINLARA DOĞRU: ÇAKMA ŞERİF VE EFENDİLERDEN NEDİR BU ÇEKTİKLERİMİZ?

 

 

        Çakma Şerif, Seyyid, Efendi Ve Mehdilere dikkat!

       Dün ve bu gün, öyle ŞERİF ve Seyyitler, öyle Kutup ve Efendiler, öyle mehdi ve resuller, öylesi üstad ve muhteremler türedi ki dünyamızda; artık kimin gerçek, kimin çakma, kimin hain, kimin sadık olduğunu anlamak oldukça zorlaştı. Bir zamanlar İstanbul’un Beşiktaş semtinde “Nakîb’ül- eşraf” dairesi varmış. Bu dairede, gerçek SEYYİD ve ŞERİFLER’in şeceresi tutulurmuş. Ama Osmanlı’nın çöküşünden sonra bu konu da, resmiyetini kaybetmiş. Malumdur ki, Ehli Beyt, yani Allah Resulünün soyu, iki koldan; Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’den günümüze kadar devam edegelmiştir. Hz. Hasan’dan gelen kola ŞERİF, Hz. Hüseyin’den gelen kola da, SEYYİD adı verilmiştir. Gerçek Seyyit ve Şeriflerin hepsine selam ve rahmet olsun.

  İşte Hain Bir Şerif

   Bu yazımda, hain ve çakma bir Şerif’i yazmak istedim; Şerif Hüseyin’i. Namı diğer, Mekke Şerifi ve dahi Emiri’ni. Bazı kaynaklar onu şöyle tanıtıyorlar: 1852 yılında İstanbul’da doğdu.

Gün geldi, o da, bağımsız bir Arap devleti kurup bütün Arapları tek bir bayrak altında toplamak gibi bir hevese kapıldı.  Sinsi amacına ulaşmak için düşmanla ilişki kurdu. Ama onun bu hain planı anlaşılınca İstanbul’a derdest edildi. Uzun süre göz hapsinde tutuldu, şehirden ayrılması, hatta evinden bile dışarı çıkması yasaklandı.

     Ne zaman ki, dedemiz Abdülhamid tahttan indirildi. İttihadçılar iktidara gelince, Hüseyin serbest bırakıldı. Bununla da yetinilmeyip, 1908’de İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra,  “Mekke Şerifi” unvanı ile Arabistan’a gönderildi. Böylece kuzu, kurda emanet edilmiş oldu.

      Ahhh Şu Hubbu Cah

         Derler ki, bu dünyada insanları yoldan çıkaran, ihanete sürükleyen bazı tuzaklar vardır; makam, maaş, şehvet, şan ve şöhret hırsı gibi. Şerif de, I. Dünya Savaşı sırasında İngilizlerle temasa geçti. 1915 yılında, İngiltere’nin Mısır elçisi Henri Mikmahun, Şerif Hüseyin’e bir teklif götürdü. Henri, Arapların Osmanlılardan ayrılarak bağımsız devlet kurmalarına yardımcı olacağını, kendisine de halifelik verileceğini vaad ediyordu. Ama bu vaat, karşılıksız değildi; Buna karşılık Şerif Hüseyin de, Yahudilerin Filistin topraklarına yerleştirilmesine ve burada Yahudi devletinin kurdurulmasına yardımcı olacaktı.

      Ve nihayet 1917 yılında, Şerif Hüseyin’in de muvafakat ve destekleriyle İngiliz orduları, Filistin topraklarına girdi. Böylece Yahudilerin bu topraklara yerleştirilme işlemi hız kazanmaya başladı. 24 Temmuz 1922’de ise, o günkü adı Milletler Cemiyeti olan BM tarafından, Filistin toprakları, resmen İngiltere’nin vesayetine verildi.

Çakma Şerif Ve Halifenin Akıbeti

   Takvimler, 1916 yılının 9 Eylülünü gösteriyordu. Şerif Hüseyin, İttihad ve Terakki cemiyetinin ırkçı politikasını bahane ederek, Arap İsyanını başlattı ve bağımsızlığını ilan ederek kendini Hicaz Kralı ilan etti. Üstelik bir de, isyan bildirisi yayınladı: ‘‘...Türkler dinden çıkmışlardır. Araplar’ın Türkler’e karşı cihad etmesi farzdır…’ diyordu.

 O, bu fitne ve fesat kazanlarını kaynatmaya başlarken, yanında da, büyük bir destekçisi vardı. Onun adı da, ünlü casus Lawrence idi.

Hüseyin’in bir akıl hocası daha vardı. Onun adı da, John Fhilby yani Şeyh Abdullah idi. Anadolu’nun masum çocukları dedelerimiz, Çanakkale’de İngilizlerle cedelleşirken, İngilizler, Şerif Hüseyin’e yardımcı olsun diye onu Mekke’ye göndermişlerdi. Şerif Hüseyin Arap Yarımadasından kovulunca o da, 1925 yılında Cidde’ye yerleşmişti.

Çakma Şerif’e bağlı birlikler, Osmanlı birliklerine ve bölge hâkimiyetinin sembolü olan Hicaz Demiryoluna saldırdılar. Zavallı Mehmetçik, artık İngilizlerin yanı sıra, asi Şerif(!) Hüseyin’in askerleriyle de mücadele ediyorlardı.     

     Savaş bittikten sonra kurulan İngiliz ve Fransız Manda yönetimlerini kabul etmedi Şerif. Kendisini, tüm Arap dünyasının Kralı ilan etti. Ayrıca Versailles Antlaşmasını da kabullenmedi. Bu yüzden can-ciğer dost olduğu İngilizlerle de arası açıldı.

  Sen misin, seni oralara getiren, destek veren güçlere ters düşen? Adamı bir süre kullanırlar, sonra da çöp sepetine atarlar. Nitekim öyle de oldu. Ne demişler: “Keser döner sap döner; gün gelir hesap döner.” Evet, hesap döndü. Karşısına, İngilizlerin desteklediği Suudi ve Vahhabileri çıkarıldı. 

Türkiye,1924 yılında Hilafeti kaldırınca, o da,  Haremeyn’i (Mekke ve Medine) elinde tutan bir lider olarak kendisini Halife ilan etti.

   Ama bu çakma Şerif ve Halifeyi, kendi kabilesinden başka kimse kabul etmedi. Suudilerin desteklediği İhvan tarafından Taif’te yakalandı ve İngilizler tarafından Kıbrıs adasına sürgün edildi. Daha sonra oradan ayrılarak, Ürdün Kralı olan oğlu I. Abdullah’ın yanına yerleşti ve 1931’de orada öldü..

 Velhasıl

Hüseyin, sürgünde ve ölüm döşeğindedir. Onun şöyle sayıkladığı rivayet edilir: ‘‘"Başımıza gelenler, Osmanlı’ya ihanetimizin ilahi cezasıdır! Osmanlı’ya kılıç çekmemeliydik’’

    Evet, aradan yıllar geçti ve zaman bu sözleri haklı çıkardı. Çünkü kendisinden sonra tahta geçen çocuklarıyla torunlarının hiçbiri yataklarında can veremediler. Çocukları Irak Kralı ve veliaht oldular, ama askeri bir darbede feci şekilde öldürüldüler, Ne demişler: “Men dakka, dükka.” Yani, “çalma kapımı, çalarlar kapını. Etme kulum, bulursun zulüm.”

 Müslümanlar, asalete, şan ve şöhrete, çeşitli dini kisvelere bürünerek kendilerini aldatmak isteyen bu tür hain ve şarlatanlara pabuç bırakmamalı. Hele bu çağda..








Paylaş:

Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu
Şerif

Şerif Ali Minaz

Kütahya'nın Simav ilçesinde doğdu. İlköğrenimini köyünde, orta öğrenimini Bursa’da, yüksek okulu da İstanbul’da bitirdi. Öğretmen olarak başladığı memuriyet hayatına...

Tüm Yazılarını Gör