BORSA
BIST 100 13.536,84 %4,76
Altın 6.785,55 ₺/gr %0,53
Bitcoin $71.835 %4,65
Dolar 44,53 ₺ %0,19
Euro 52,06 ₺ %0,47
Sterlin 59,85 ₺ %0,73
Gümüş 107,90 ₺/gr %3,04
Ethereum $2.228,74 %6,33
İsviçre Frangı 56,32 ₺ %0,70
Kanada Doları 32,17 ₺ %0,12
Avustralya Doları 31,41 ₺ %0,92
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01
Suudi Riyali 11,88 ₺ %0,12
BAE Dirhemi 12,12 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,57 ₺ %0,23
Çin Yuanı 6,52 ₺ %0,18
ANKARA 1°C 6.785,55 ₺/gr 44,53 ₺ 52,06 ₺
Anasayfa Makaledetay
Şerif Ali Minaz

YARINLARA DOĞRU: HEY CEMAAT! EZOTERİZM DERYASINDA MIYIZ?

18.02.2014 00:00 Şerif Ali Minaz 6
YARINLARA DOĞRU: HEY CEMAAT! EZOTERİZM DERYASINDA MIYIZ?

         

      Nedir Ezoterizm Veya Batınilik?

      Sevgili okuyucu,  dün olduğu gibi, bu gün de dünya ve ülke meselelerine değişik pencerelerden bakan ve değerlendirmeye çalışan insanlar var.

Bu yazımızda ezoterik bir pencereden ülke ve dünya meselelerine bakanlarla hasbihal yapmak istiyoruz.   

      Bir adı da “Batinilik” olan bu kavramı sözlükler şöyle açıklıyorlar: “Herkesin, özellikle avamın bilemeyeceği, anlayamayacağı bazı bilgi ve sırları, hal ve tavırları, ahlâkı bilinen “seçkin” kişilerin anlayabildiğine ve çözebildiğine inanmaktır.”

    Bu bakış açısına göre, dünyamızdaki olaylar, problemler hakkındaki derin bilgiler ve sırlar, ehil olmayanlardan gizlenerek, bir üstad tarafından sadece ehil olanlara açıklanabilir.

    Yine bu bakış açısına göre, kutsal metinler dâhil, her cümle ve kelimenin bir zahiri anlamı, bir de batıni/iç/ anlamı vardır. Önemli olan zahiri mana değildir; içsel yani batini anlamdır. Bu anlama da, ancak uzman olanlar vakıf olabilirler.

Bu bakış ve bu düşünce tarzı, ne yazıktır ki, ilahi din diye isimlendirdiğimiz din mensupları arasında da oldukça yaygındır.

Meselâ; Hristiyanların bekledikleri bir Mesihleri vardır. Onun gelmesi için yerleri yerinden oynatan; adeta küçük bir kıyamet olan Armegeddon savaşlarının olması şarttır…

      Meselâ Siz   

  Meselâ siz; 2014 yılını, manevi keşiflerle işaretlenmiş, müjdelenmiş bir yıl olarak mı telakki ediyorsunuz?

Siz kendinizi ıslah etmediğiniz halde, bu yıl içinde adı mehdi veya Mesih olan bir kurtarıcının gelip, Deccal’i yok edeceğine ve sizi felaha kavuşturacağına mı iman ediyorsunuz?

    Kur’an’da bir ayet, Buhari ve Müslim’de bir hadis olmamasına, Maturidî ve Eş’arî gibi Ehl-i Sünnet imamlarının eserlerinde konu edilmemesine rağmen, siz şöyle mi diyorsunuz: “Mehdi’nin geleceğine işaret eden bir ayet olması şart değildir. Onun geleceği ile ilgili yüz kadar hadis vardır. Bunların 40’a yakını sahihtir. 30 kadarı da zayıftır”

Siz, şurada burada “BEN MEHDİ’YİM” diye arz-ı endam edenleri baş tacı mı ediyorsunuz? “Gerçek kurtarıcı budur. Onun alnında ALLAH, yanaklarında da “MEHDİ” yazıyor. Ama onu ancak arif olanlar okuyabilir” deyip, “armut piş ağzıma düş,” felsefesiyle bir kurtarıcı beklentisi içinde misiniz?  Veya: “Onun adı Tevrat’ta bile geçiyor” deyip, bir şarlatanın peşinden mi gidiyorsunuz?

     Siz: “Peygamberlerin dışında hiç bir kimse masum değildir. Allah (cc) ilham etmedikçe kimse gaybı bilmez,” diyemiyor ve birilerini kutsuyor musunuz?

Evet, tüm bu sorulara “EVET” diyorsanız, siz bir EZOTERİSTSİNİZ demektir.

   Biz ve Onlar

   Mesela biz; Peygamberimizin: "Kıyamet kopmaya başladığında bile elinde bir fidan olan onu diksin" hadisini görmezden mi geliyoruz, asli görevlerimizi ihmal mi ediyoruz?

   Mesela biz; kötülüğü engellemek, iyilik ve güzellikleri yaymak, yaşamak ve yaşatmak için elden geleni yapmıyor muyuz? " Nasıl olsa Bir kurtarıcı gelecek” diye bir beklenti içinde miyiz?” Bu beklentimizin kıyamet gününde sorumluluklarımızdan kurtuluş için bir mazeret ve gerekçe olacağına mı iman ediyoruz?

Meselâ onlar; Hulul ve ittihada; yani haşa, İlâhın insan bedenine geçtiğine inanıp, liderlerini, şeyhlerini, efendilerini ilahlaştırıyorlar mı? “Bizim Rabbimiz…….dır” mı diyorlar?

   Meselâ onlar; kendilerine karşı olan, düşüncelerini benimsemeyen herkesi DECCAL mi kabul ediyorlar? “Hz. İsa, Mehdiye destek olmak için gelecek ve Deccal’i katledecektir.

Deccal’in alnında KE-FE-RE yazacak ve gözünün biri kör olacaktır,” mı diyorlar?

   Mesela onlar; Kur’an’ın “Namazı dosdoğru kılınız!” şeklindeki buyruğunu “Liderinize itaat ediniz; imama uyunuz; o ne derse onu yerine getiriniz,” şeklinde mi anlıyorlar?

Yine, Kur’an’daki zekat emrini, fakire fukaraya değil de; tarikatınıza, şeyhinize malınızın … kadarını veriniz şeklinde mi tevil ediyorlar?

     Meselâ onlar; “meleklere inanırım, ama bunlar soyut varlıklar değildir; Allah Resulünün çevresinde toplanmış olan sahabelerdir” mi diyorlar?

     Meselâ onlar; Veda hutbesini söylerken Melek Cebrail’in Allah Resulüne gelerek “Şu sırrı açıkla artık!” dediğine ve Hz. Peygamber (s.a.s)’in, (o sır ne ise) onu yalnız Hz. Selman’a açıkladığına mı inanıyor ve sırlar deryasında mı yüzüyorlar?

    Meselâ biz; Kur’an’dan ve hadislerden net bir açıklama göremediğimiz bir konuda, yine Kur’an ve Hadislerin gölgesine sığınıp, yorum ve tevil yollarına başvuruyor ve böylece kendimizi ve çevremizi avutmaya mı çalışıyoruz?

    Meselâ biz, Allah’ın, kulu Muhammed (s.a.s) için: “(Ey Rasûlüm!) Elbette sen öleceksin ve o kâfirler de ölecekler.” buyurmasına rağmen, sohbet toplantılarınızda bir koltuğu veya minderi boş bırakıp, oraya Hz. Peygamberimizin (s.a.s) teşrif edeceğine mi iman ediyoruz?

     Meselâ biz; bu çağda Allah resulünü bir nur huzmesi haline dönüştürüp bir kamyon kasasına bindiriyor ve sonra da peşinden koşuşturan biyonik robotlara mı dönüşüyoruz?

  Meselâ biz; Allah Resulünün manen Türkçe olimpiyatlarına katıldığına mı kaniyiz?

  Hak yolunda cihad ederken, İman edenlere, Allah’ın, melekleri ile yardım ettiğine değil de; fani bir kul olan Allah Resulünün mü’minlerle birlikte kılıç salladığına mı inanıyoruz?

Evet, tüm bu sorulara “EVET” diye cevap veriyorsak, biz ve onlar, Müslüman değil; Batini veya EZOTERİST olduk demektir.

Velhasıl

 Aman dikkat edelim. Şeytan bizi Kur’an’la aldatmasın.

 “Din büyüklerimiz,  efendilerimiz, liderlerimiz, şeyhlerimiz Rablerimiz olmasın.

Kendimizi bir yerlerde musalla taşındaki cenazeye dönüştürmeyelim.

Yabancı istihbarat ajanlarının cirit attığı bir dünyada inancımız adına kendi kendimizi mankurtlaştırmayalım.  

 Rüyalar âleminden kendimizi uzaklaştıralım, bildiğimiz kadarıyla irşat ve tebliğ görevimizi de ihmal etmeyelim.

Zaten apaçık olan bir dinin âyet ve hadislerini yorumlayan bir takım şarlatanla, yobazlara değil; samimi, kendi sahasında uzman ve akademisyen kişilere kulak verelim.

   Bir yandan Mehdi beklerken, öbür yandan da Hristiyan dünyasının bizzat beklediği Mesih’in bir şahs-ı mânevî olarak inmesini bekleyenlerden olmayalım.

Hz. Mesih’i, bir ruh, bir mânâ şeklinde görüp, tüm dünyayı bir şefkat ve merhamet ruhunun sarmalayacağı, insanların ruh dünyalarında meltem rüzgârlarının eseceği hülyalarına kapılmayalım.

      Hele hele, dinler arası diyalog ve hoşgörü adına değişik kiliselere gidip “Gelin, beraberce Kur’an okuyalım” ve onların da: “Siz de bizim İncil derslerimize iştirak edin,”  şeklindeki davetleri sonucunda “Kur’ân’a göre bir Hazreti İsa inanışı”nın ortaya çıkacağı zehabına kapılmayalım.

      Kiliselerden ve havralardan, Efendimiz’e ve İslâm’a inanan, kendilerine “Müslüman İsevîler, Müslüman Museviler” diyen insanlar çıkabileceği hülyalarına kapılmayalım.

  Bunu, İseviyetin tasaffisi, mesihiyet ruhunun mukaddimesi olarak telakki etmeyelim. Vesselam…

Paylaş:

Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu
Şerif

Şerif Ali Minaz

Kütahya'nın Simav ilçesinde doğdu. İlköğrenimini köyünde, orta öğrenimini Bursa’da, yüksek okulu da İstanbul’da bitirdi. Öğretmen olarak başladığı memuriyet hayatına...

Tüm Yazılarını Gör