İdeal Kent Liderinin Olmazsa Olmazları
Değerli okuyucu, önceki yazımızda bir rüyadan söz etmiş ve Ünlü Filozof Farabi’nin, Şehirler hakkındaki düşüncelerini okumuştuk.
Bu yazımızda da, hep birlikte onun, ERDEMLİ ŞEHRİN lideri hakkındaki düşüncelerini, kendi ağzından dinleyelim istedim.
Şöyle devam etmişti sohbetine:
- “Şerif Oğlum! Erdemli bir toplumun yöneticisine gelince, derim ki:
Erdemli şehrin yöneticisi sıradan bir insan olmamalıdır. Onun, “olmazsa olmaz” iki özelliği bulunmalıdır:
İlk önce, bu şehrin lideri, gelişi güzel herhangi bir adam olamaz. O, bu göreve hazırlanmış ve yetiştirilmiş olmalıdır. Tıpkı bizden sonra yaşamış olan bir çok Osmanlı sultanları ve özellikle Sultan Fatih gibi… Bizim zamanımızda “Mütebahhir Adam” deyimi vardı. Galiba siz ona şimdi “Bilge Adam” diyorsunuz. Çok yönlü, kültürlü, her bilim dalından haberdar olan adam demektir bu.
İkinci olarak da, iradî yapı ve kabiliyet yönünden, yöneticiliğe yatkın olarak yaratılmış bir kişilikte olması gerekir. Siz ona “Karizmatik Lider” mi diyorsunuz ne?
Ayrıca ideal bir yönetici, doğru bildiklerini, muhataplarının hayal gücünde en iyi şekilde canlandırabilecek bir dil yeteneğine ve anlatım gücüne de sahip olmalıdır. Belagatli ve selis konuşmalarıyla halkı mutluluğa ulaştıracak davranışlara yönlendirebilmelidir. O, Ruh ve düşünce hicretini gerçekleştirmeyenlerin, kendi Medine’sini inşa edemeyeceklerini iyi bilmelidir.
Bu bağlamda şunu da ilave etmeliyim; ideal yönetici, bir başkası tarafından yönetilmemeli, kukla bir yönetici olmamalıdır.
İşte bunlar, yöneticiliğin olmazsa olmazlarındandır.
Liderlik Doğuştan Getirilir
Şimdi bu söylediklerimi biraz daha açmak isterim sevgili evladım Şerif. Yukarıda belirtmeye çalıştığım vasıflara kim ulaşabilir, biliyor musunuz? Bu özelliklere veya bu düzeye, kendisinde on iki özellik bulunan kimse ulaşabilir ancak. Şimdi sayacağım bu niteliklerin bir kısmı doğuştan getirilen kabiliyetlerdir.
Koca Filozof, “Dilersen bu on iki özelliğe kısaca değinelim mi?” dedi ve önündeki sehpanın üzerindeki kahvesini yudumlayıp derin bir nefes aldıktan sonra:
- Eveeet, dedi. Erdemli bir yönetici, öncelikle, fiziki yönden mükemmel ve sağlıklı bir yapıda olmalıdır.
- Sonra, kendisine söylenen ve kendisine ulaşan talepleri, doğal olarak iyice anlayıp kavrayabilmelidir, yani sezgici, anlayışlı ve kavrayışlı olmalıdır.
- Anladığı, gördüğü, duyduğu ve idrak ettiği şeyleri de hafızasında iyice tutmalı, yani zeki ve uyanık olmalıdır. Herhangi bir konuda en ufak bir işaret gördüğünde bile, bu işaretin ne anlama geldiğinin derhal farkına varmalı ve onu yerinde, zamanında kullanmalıdır.
- Biraz önce değindiğim gibi, aklından geçenleri tüm açıklığıyla ortaya koyabilecek derecede güzel konuşmalıdır.
- Öğrenmeyi ve öğretmeyi sevmeli, bu konuda vakıf (adanmış) adam olduğunu kabullenmelidir.
-Yeme, içme ve uçkuruna (cinselliğe) düşkün olmamalı.
- Kendisi doğru ve dürüst olduğu gibi, doğruluğu ve doğruları sevmeli, yalandan ve yalancılardan ise yılandan sakınırcasına sakınmalı ve nefret etmelidir.
-Izzet-i nefis sahibi olmakla birlikte cömertliği de seven birisi olmalıdır.
-Dünyevî şeyleri; mal-mülk, para, altın-gümüş, servet gibi şeyler onun gözünde basitleşmeli ve bunlara değer vermemeli; asla bunlarla satın alınan bir yapıda ve karakterde olmamalı
- Yaratılışı gereği adaleti ve âdil kimseleri sevmeli, haksızlıktan, zulümden ve bunları işleyenlerden nefret etmelidir. Daima mazlumların yanında yer almalı, her daim onların imdadına yetişmeli.
- Ilımlı bir karakterde olmalı, kendisinden adil olması istendiği zaman kızmamalı. Bu tarz uyarıları, kendisine hakaret olarak telakki etmemeli.
-Yapılmasını düşündüğü işler konusunda azimli ve kararlı davranmalı, korkmadan ve gevşeklik göstermeden cesur bir şekilde onu gerçekleştirmelidir
Şimdi Bana Soracaksın: “Mümkün mü?”
Evladım Şerif, şimdi yine bana soracaksın ve diyeceksin ki:
“Bütün bu özelliklerin tek bir insanda bulunması mümkün müdür?”
Ben de diyeceğim ki, hayır. Bütün bu özelliklerin bir insanda toplanması oldukça zordur. Söylediklerim en ideal olanıdır. Belki binlerce insandan bir tanesi, doğuştan bu özelliklere veya birçoğuna sahip olabilir.
Şayet bu söylediğim şartlardan ilk altısını ya da ilk beşini üzerinde taşıyan kişi varsa, yönetici o olmalıdır.
Bu konuda şunu da ifade etmeliyim ki, bu altı şarttan birincisi, liderin hakîm olma yani bilgelik şartıdır. Hikmet, liderliğin şartı olmaktan çıktığı gün, diğer şartlar bulunmuş olsa dahi, erdemli şehir lidersiz kalmış sayılır. Kendisine teslim edilecek bir lideri olmayan şehir ise tez zamanda yıkılıp gider. Et, ot yiyen hayvanlar, canavarlar, yılan ve çıyanlar gibi zaman içinde fosilleşirler.
Fırsatlar Postacı Değildir ve “Bir Dahası” Yoktur
Lider konusunda şunları da söyleyelim de, bu konuyu noktalayalım.
Lider, önüne çıkan fırsatları çok iyi değerlendirmesini bilmelidir. Çünkü fırsat denilen şeyin, “bir dahası” yoktur. Fırsat, kimseye: “Şimdi şöyle dur da, inşallah bir dahaki sefere beni değerlendirirsin" demez. O, kapıyı bir kere çalar. Onu postacı gibi düşünenler yanılır
Lider, çevresiyle mutlaka istişare etmelidir, ama bu istişareler onun ufkunu açabildiği ölçüde değerli ve anlamlıdır.
Lider, yaratılışı gereği istikbali okur ve görür, geleceğin kokusunu alır. O, şimdinin ve geçmişin ipuçlarıyla gelecek hakkında öngörülerde bulunur. Sizin bu çağda kullandığınız bir tabirle ifade edecek olursak lider, biraz da, “fütürist” olmalıdır.
Son olarak şunu da söyleyeyim mi? Ne yazık ki, bu günkü dünyanızda “kaht-ı lider” sorunu yaşıyorsunuz. İnşallah dünya ülkeleri şu söylediklerimin bir kısmına sahip olan liderleri bulurlar da, tüm insanlık felah bulur.””
Kıymetli evladım Şerif, fazla uzatmadım sanırım. Rabbim dilerse yine karşılaşırız. Şimdi müsaade bana, selam olsun sana,” dedi. Ve gitti Koca Filozof.
Siz de kalınız sağlıcakla..
NOT: Bir önceki yazımızı okuma lütfunda bulunan sizlere ve özellikle ufuk açıcı değerlendirmeleri ile katkıda bulunan Mehmet Necati, “Bir Dost”, “Bir Molla Kasım”, Sami Erdoğan, Mehmet Çakır, Mehmet, İsmail Çakır ve Fatih Beylere kalbi muhabbet, saygı ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.
Şerif Ali Minaz
Kütahya'nın Simav ilçesinde doğdu. İlköğrenimini köyünde, orta öğrenimini Bursa’da, yüksek okulu da İstanbul’da bitirdi. Öğretmen olarak başladığı memuriyet hayatına...
Tüm Yazılarını Gör



