O Bir Dipsoman idi
Bağımlılılıktan kurtulmak için “üç bin dört yüz” defa tövbe eden bir dostu vardı Mehmet Âkifin. Neyzen Tevfik. Merhum Mehmet Âkif, taaa Mısırın Hilvan şehrinde 1930 yılında onun için “Derviş Ahmet” şiirini yazmıştı.
Şiirle ilgili bölüme geçmeden önce, ayyaşlığın, bağımlılığın, tiryakiliğin ne menem bir tutku olduğunu vurgulamak için birkaç satır yazmak isterim.
Merhum Neyzen DİPSOMAN imiş.
O da ne demek mi??
Yazar M. Urgan bu kavramı ve Neyzeni şöyle anlatıyor:
“Neyzen, alkolik değil, tıpkı Edgar Alan Poe gibi dipsomandı. (..)
Alkolik, normal yaşamını sürdürebilmek; örneğin yıkanıp, giyinip, işine gidebilmek için, bir miktar alkol almak gereksinimini duyan kişidir. Sabahtan başlayıp, bütün gün içer.
Ne var ki, ölçüyü kaçırmazsa, fazla içmezse, çalışma yaşamını az çok sürdürebilir.(Akşamcı, gündüzleri içkiye hiç dokunmayan; ancak akşamları belirli bir saatten sonra içmeye başlayandır.) Dipsomanların durumu ise,
alkoliklerinkinden beterdir. “Dipso” içmek isteği/ “mania” da, delilik anlamına geldiğine göre, dipsomaniyi delice içmek hastalığı diye tanımlayabiliriz. Dipsomanlar, haftalarca, kimi zaman aylarca, hiç alkol almazlar. Sonra durup dururken içki nöbeti başlar. Hiç ara vermeden, çılgınca, ölesiye içerler. Bu alkol delirmesi, genellikle bir “fugue” yani bir kaçışla sonuçlanır. Adamı evinden kilometrelerce uzakta, bilinçsiz bir durumda bulurlar. Örneğin Beyoğlunda oturan biri, Şile yolunda bir hendekte bulunur.
Beni Hemen Kapatın
Neyzen Tevfik, dipsomania nöbetinin başlayabileceğini bazen önceden sezerdi. Bana anlattığına göre, iradesini kullanır, kendi isteğiyle Bakırköy Akıl Hastahanesine gider, “başlayacak; beni hemen kapatın” derdi ağlayarak. Hastahanede onu kaç kez görmeye gittim. Bir kral muamelesi görürdü orada.
Ona özel bir oda verilirdi, her isteği yerine getirilirdi. “
Berber gelsin” derdi; berber hemen gelirdi.
“Başhekim gelsin” derdi; Başhekim Dr. Fahri Celal hemen gelirdi.
O HEM NEYZEN HEM HİCİVCİ İDİ
Evet, O, ilginç bir dervişti. Çocukluğunda pehlivan olmaya özenmiş, ama afacan büyüyünce Neyzen olmuştu.
“Hiç ve Azab-ı Mukaddes” adlı eserleriyle hicivde de hatırı sayılır bir şair olduğunu kanıtlamıştı. Mesela, bir şiirinde şöyle demişti:
“Öleceğiz bir gün;
Gömecekler.
Birkaç gün övecekler;
Sonra kalan malını bölecekler.
Hatta memnun kalmayıp,
Üstüne bir de sövecekler..”
O, ne neyinden ne de şiirinden herhangi bir çıkar,alkış beklemeyen adamdı. Hem entelektüel, hem halk adamıydı.
Sıradan insanlar da, paşalar, sultanlar da onun dostuydular..
Ve o, “kedilerin sarayı” olarak nitelediği evinde de, sokakta da hayvanlarla dosttu.
Bir arife günü bayramlık elbiselerle donattığı fakir fukara çocuklar da onun dostuydu.
Bazen bir kütüphaneye postunu atıp aylarca kitap okuyan adamdı.
DÜNYA YAŞANMAYA DEĞER Mİ?
Sorunun cevabını Neyzenden alalım mı?
Neyzen derki:
“Bodrumda dünyaya geldiğimde birisi çıkıp da, kulağıma, yeryüzünde beni bekleyen akıbetleri fısıldayıverseydi,
belki hemen dönmeye karar verirdim.
Ama beni bu kararımdan iki şey vazgeçirebilirdi:
Birisi, anamın ve babamın güzel yüzlerindeki riyasız ve masum insanlık ifadesi…
İkincisi de; doğduğum andan başlayarak Ege Denizinin bütün hayatımda ruhumu kucaklayan nazlı ve hışırtılı yeşil enginliği…”
Bütün şans ve şanssızlıklarına rağmen, bu dünya gelinmeye ve görülmeye değer bir mekan değil midir?
İşte böyle bir Neyzen de geldi, yaşadı, gördü ve dar-ı bekaya göçüverdi..
Evet, bir defa alkol kullanmakla başlayıp bu hale gelen işte bu adam için yazmıştı M.ÂKİF “Derviş Ahmed” şiirini.
Dilerseniz o şiiri gelecek yazımızda okuyalım..
İşte böyle bir Neyzen de geldi, yaşadı, gördü ve dar-ı bekaya göçüverdi..
Evet, bir defa alkol kullanmakla başlayıp bu hale gelen işte bu adam için yazmıştı M.ÂKİF “Derviş Ahmed” şiirini.
Dilerseniz o şiiri gelecek yazımızda okuyalım..
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.
Şerif Ali Minaz
Kütahya'nın Simav ilçesinde doğdu. İlköğrenimini köyünde, orta öğrenimini Bursa’da, yüksek okulu da İstanbul’da bitirdi. Öğretmen olarak başladığı memuriyet hayatına...
Tüm Yazılarını Gör



