BORSA
BIST 100 13.536,84 %4,76
Altın 6.785,55 ₺/gr %0,53
Bitcoin $71.835 %4,65
Dolar 44,53 ₺ %0,19
Euro 52,06 ₺ %0,47
Sterlin 59,85 ₺ %0,73
Gümüş 107,90 ₺/gr %3,04
Ethereum $2.228,74 %6,33
İsviçre Frangı 56,32 ₺ %0,70
Kanada Doları 32,17 ₺ %0,12
Avustralya Doları 31,41 ₺ %0,92
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01
Suudi Riyali 11,88 ₺ %0,12
BAE Dirhemi 12,12 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,57 ₺ %0,23
Çin Yuanı 6,52 ₺ %0,18
ANKARA 1°C 6.785,55 ₺/gr 44,53 ₺ 52,06 ₺
Anasayfa Makaledetay
Şerif Ali Minaz

Şerif Ali Minaz

09.04.2026 13:15 Şerif Ali Minaz 6
Şerif Ali Minaz

 

         SAFIMIZ BELLİ OLSUN MU? 

             Sevgili Okuyucu!

            Bu yazıma fabl türü bir anekdotla başlamak istiyorum.
           Hazreti İbrahim’i yakmak için odunlar yığılmış, ateşe verilmiş. Alevler göklere yükseliyor. Bu arada bir güvercin, gagasına bir damla su almış ateşin yakıldığı alana doğru uçuyor. Yolda bir başka güvercin keser yolunu onun:
- Hayrola güvercin kardeş! Nereye böyle? der.
- İbrahim’i yakacaklarmış, gagamdaki su ile onun yardımına koşuyorum, diye cevap verir güvercin. 
- Ama ateş gökleri tutmuş. Senin gagandaki bir damlacık suyun, o ateşi söndürmeye yeteceğini mi sanıyorsun, diye sorusuna devam eder yol kesen güvercin.
- “Olsun,” der su taşıyan güvercin. “Ben bu bir damla suyu götüreyim ki, hiç olmazsa yerim belli olsun.”

       Taraf Olmazsan…

     Hani bir söz vardır: “Bir taraf olmazsan bertaraf olursun.” Bu söz doğru galiba.

Her ne kadar, “Boş ver, suya sabuna dokunmadan hayatını sürdür,” denilmişse de, bu tür bir hayat tarzının kirli kalmamıza yol açacağını bilmeliyiz.

   Aslına bakarsanız bir tarafta yer almak, var olmanın zorunlu bir sonucudur. Çünkü tüm kâinat, taraflar dengesi üzerine kurulmuştur. Meselâ; gezegenlerin her biri bir taraftır evrende. Taraflar arasında denklem bozulursa kozmosta düzen de bozulur.

    Med cezir /gel git/ olayı bize taraf kelimesini hatırlatmaz mı? Ay dünyamızı kendine doğru, dünyamız da ayı kendi tarafına doğru çekmek ister. Ama İlâhi yasa ne birinin ötekine; ne de diğerinin öbürüne galip gelmesine geçit vermez. Allah’ın, galip gelmesini istediği yegâne taraf kendi tarafı ve kendi taraftarlarıdır, yani “Hizbullah”. Mağlup olmasını istediği taraf da “Hizbuşşeytan” yani şeytan ve şeytanın taraftarlarıdır. Hiçbir zaman kendi mülkünde şeytan taraftarlarının galibiyetine ilelebet müsaade etmemiştir. Onun yardımı, daima iyilerden yana olmuştur. Şeytan taraftarları, fitne ve fesat kazanlarını kaynatmak için sürekli plan ve tuzak hazırlarlar, ama Allah da, karşı tuzak hazırlar. Kitap şöyle diyor: “Onlar tuzak kurarken, Allah da, karşılığında onlara tuzak kuruyor. Allah tuzağa karşılık verenlerin en iyisidir.” (Enfal, 8/30)  

    Kitab’ın bu beyanını göz önüne alarak şimdi şu soruyu sormak isterim:

 “Bizim yerimiz, şer ve fitne tuzaklarını en güzel bir şekilde def edenin yanında mı olmalı, yoksa tuzak kuranların, fesatçıların yanında mı?”

   Çift Kutuplu Bir Dünya

     “Hizbullah” ve “hizbüşşeytan” kavramlarını kullandığım için beni bölücülükle filan itham etmeyiniz sakın. Dünyanın ve kâinatın realitesinin böyle olduğunu bilelim lütfen.

     Bu taraf meselesi, fiziki dünya için geçerli olduğu gibi, beşeri coğrafya için de geçerlidir.       Hatırlayalım lütfen, bir zamanlar “Çift taraflı dünya”dan söz edilirdi. Tıpkı bir tahtıravalli gibiydi beşeri ve politik dünyamız. Sovyetlerin yıkılışından sonra “tek taraflı bir dünya” çıktı karşımıza. Ve şimdi insanoğlu bunun sancılarını çekiyor zaman zaman. Sanki birilerinin bastonsuz dolaştığı bir köy gibi oldu dünyamız.

   Manzaraya bakalım. Dinler var; taraf taraf. Mezhepler var; taraf taraf. Cemaatler, tarikatlar, siyasi partiler var; onlar da taraf taraf. Tıpkı med cezir hadisesinde olduğu gibi, her biri kendi taraf ve taraftarlarının çoğalması için cazibelerini ve güçlerini arttırmaya çalışıyorlar.

 Kimileri de “durumdan vazife çıkararak” hizip ve hizipleşmelerin sayılarını hem arttırmak, hem de bu pozisyondan yararlanmak istiyorlar.

  Yine soralım kendimize: “Peki, biz, bir taraf olalım mı, olacaksak hangi tarafta olalım?”

       ‘21.Yüzyılın globalleşen dünyasında, yeniden canlandırılmaya çalışılan “Soğuk Savaş” Arapların terimiyle “taifiyye” uygulamaları ile İslâm dünyasında tezgâhlanan mezhepçilik veya ırkçılık tahrikleri karşısında yerimiz neresi olsun dersiniz?

  Zincirin Son Halkası

   Ben derim ki, bizler özgür irademizle. İslâm zincirinin son halkası içinde yerimizi alalım. Malumunuz bu zincirin birinci halkası Hz. Âdem ile başlar; son halkası da Hz. Peygamber (s.a.s) ile biter. Bu zincirin her bir halkası, yüzyıllar boyu tevhid akidesinin taraftarlarıyla doldurulmuştur. Bizler de son halkada yerimizi aldık elhamdülillah. Kitap diyor ki: “Ben Müslümanlardanım’ diyenden daha güzel sözlü var mıdır?” (41/33)

    Gerek Irak’ta, gerek Suriye’de, gerekse herhangi bir İslâm coğrafyasında mezhep ve cemaat çatışmalarının, emperyal ayak oyunlarının tek panzehiri, işte bu sözdür: “Ben Müslümanlardan yanayım

   Bu sözü söylediğimiz halde, bir takım izmlerin, cilik ve culukların fanatizmine kapılarak taraf olursak bilin ki, kendi elimizle helâkimizi hazırlamış oluruz.

   Denilebilir ki: “Ben Müslümanım” diyenler de taraf taraf. İhlâslı olanları, hasbi olanları, çıkarcı ve münafık olanları var. Meselâ; Corci Zeydan’ın İslâm Tarihi adlı eserinde (s.154) zikrettiği gibi, Emevi Halifelerinden olan Abdülmelik’e bir gün, halife olduğu müjdesi verilir. Beklediği haberi alan Abdülmelik, okumakta olduğu Kur’an’ı rastgele bir köşeye bırakırken şu dehşet verici sözleri söyler: “ Ey Kitap! Seninle artık işim bitmiştir.”

   Şu üç günlük hayatımızda bizler de yerimizi Abdülmeliklerin yanında mı alalım, yoksa samimi ve içten bir Müslüman mı olalım?

 Oluklar Çift

 Bakınız Koca Şair ne diyor:

“İnsan bu su misali kıvrım kıvrım akar ya,

Bir yanda akan benim öbür yanda Sakarya.

Su iner basamaklardan hep basamak basamak,

Benimse alın yazım yokuşlarda susamak.

Her şey akar; su, tarih, yıldız, insan ve fikir

Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.”

 Şimdi bir daha soralım kendimize:

   “Şu fani dünyadaki bizim akışımız, nur akan oluk tarafında mı olsun, yoksa kir ve pislik akan oluk içinde mi?

Kendi kendimize cevabını verelim lütfen.

    Edepsizlikte Emsalsiz Olanlar

    Fıtrat Kitabımız yaratılışımız hakkında şu bilgiyi veriyor bizlere:

   “Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık. Sonra onu en aşağı dereceye indirdik.” (95/4,5.)

   Namık Kemal de, bu ayette ifade edilen aşağı derecede olanların özelliklerini şöyle sıralıyor:

  “Edepsizlikte tekleriz,

   Kimi görsek etekleriz,

   Ne utanmaz köpekleriz.

   Dalkavuklukla irtikâp

   İşte etti bizi harap

   Sen söyle ey şevket-meap!

    Ne utanmaz köpekleriz.

        Şimdi bir kez daha soralım kendimize: “Bizler, ayette belirlenen en güzel fıtratımızla birlikte mi olalım, yoksa saf değiştirip, utanmaz köpeklerin tarafında mı olalım?

      Sorularımızı gelecek yazımızda sürdürmek ümidiyle kalınız selam, sağlık ve esenlikle..

 

 

Paylaş:

Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu
Şerif

Şerif Ali Minaz

Kütahya'nın Simav ilçesinde doğdu. İlköğrenimini köyünde, orta öğrenimini Bursa’da, yüksek okulu da İstanbul’da bitirdi. Öğretmen olarak başladığı memuriyet hayatına...

Tüm Yazılarını Gör