BORSA
BIST 100 13.536,84 %4,76
Altın 6.785,55 ₺/gr %0,53
Bitcoin $71.835 %4,65
Dolar 44,53 ₺ %0,19
Euro 52,06 ₺ %0,47
Sterlin 59,85 ₺ %0,73
Gümüş 107,90 ₺/gr %3,04
Ethereum $2.228,74 %6,33
İsviçre Frangı 56,32 ₺ %0,70
Kanada Doları 32,17 ₺ %0,12
Avustralya Doları 31,41 ₺ %0,92
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01
Suudi Riyali 11,88 ₺ %0,12
BAE Dirhemi 12,12 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,57 ₺ %0,23
Çin Yuanı 6,52 ₺ %0,18
ANKARA 1°C 6.785,55 ₺/gr 44,53 ₺ 52,06 ₺
Anasayfa Makaledetay
Şerif Ali Minaz

Şerif Ali Minaz

09.04.2026 13:15 Şerif Ali Minaz 6
Şerif Ali Minaz

 

        NİSAN AYININ GÜNDEMİ ÜZERİNE

     2012 Nisan ayının son günlerinde medya ve siyasetin gündemi, camilerimiz ve vakıf eserlerimiz oldu.

     Biz de, bu bağlamda bilinen ve bilinmeyen bazı konuları siyasi bir polemiğe girmeden sizlerle birlikte hatırlayalım ve öğrenelim istedik.

      Her Elli Metrede Bir Tapu

     Dedem Fatih, İstanbul’u fethettikten sonra atalarımız, ellişer, yüzer metre mesafelerle cami, mescit, medrese, imaret tekke ve zaviyeler inşa ederek bu şehrin bu yapılarla tapusunu tescil etmişler bir “Vakıf Medeniyeti” kurmuşlardır. Bunun canlı örneklerini İstanbul’un her yerinde; özellikle “Sur içinde”  görmek mümkündür. Meselâ; Fatih ilçesinin Fındıkzade semtindeki Kızılelma caddesine geldiğimizde, çizgileri yüzer metre olan kocaman bir (T) harfinin bir ucunda Bekir Paşa Camiini, hemen karşısında Beşikçizade Tekke ve Mescidini,  onun elli metre ilerisinde Kasap Halil Camiini, onun da elli metre ilerisinde Akbaba Camiini görürüz. Bu caddeden Cuma pazarına, yani (T) harfinin ayağına doğru yine elli metre ilerlediğimizde; iki sene önce yıkılan bir gece kondunun içinden çıkan iki metre yüksekliğinde bir minare ile karşılaşırız. Ve elli metre daha ilerlediğimizde Başçımahmut Camini, onun da elli metre ötesinde Haseki Külliyesini ve camiini görürüz.      

      İhtiyaç Fazlası Camiler

      8 Ocak 1928 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı bir genelge çıkarmış. Bu genelgeye göre iki cami arasında en az 500 m. mesafe bulunması kuralı getirilmiş ve bu esasa uymayan camiler ihtiyaç fazlası kabul edilip kapatılmış.

     1931 yılına gelindiğinde ise camiler Diyanetten alınıp Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlanmış ve gerekli görülenler satışa sunulmuş. Meselâ;

       Kurmalı Mescid: 120 T:L:

       Kantara Camii      50 TL

       Şeyh Mehmet Camii 50 Tl.

       Sadık Efendi Mescidi 100 TL.

     Gelin görün ki, bu satış işlemlerine halk rağbet etmemiş. Azınlıkların müşteri çıkması yeterli olmayınca bu sefer de camilerin yıkılmasına, enkazlarının ayrı, arsalarının ayrı satılmasına karar verilmiş. Bazı belediyeler bu işe öyle rağbet göstermişler ki, bazen sağlam camileri bile yıkmışlar.

    Takdir Komisyonları

     Camilerin tarihi olup olmadıkları, sanat değeri taşıyıp taşımadıkları konusu Maarif Vekâletine (Milli Eğitim Bakanlığı) verilmiş. Bakanlık kendi bünyesinde komisyonlar oluşturmuş. Bu komisyonlar, ilkokul öğretmenlerinden ve bazen de yerel memurlardan teşkil edilmiş. Bir caminin yıkılıp yıkılmaması, sanat değeri taşıyıp taşımadığı hakkında bu komisyonlar rapor vermiş.

      Ne gariptir ki, bu raporlara göre yıkılan birçok caminin sanat değeri taşıyan mermer işlemeleri, ahşap kısımları müzelere kaldırılmıştır.

     Depo Ve Müze Yapılanlar

     II. Dünya savaşında nice camilerin mühimmat, erzak, elbise deposu olarak kullanıldığını artık sağır sultanlar bile duydu. Konya’daki tarihi Alâeddin Camii bile bu uygulamadan nasibini almıştır. Ne gariptir ki, Mustafa Kemal Atatürk’e RAĞMEN Alâeddin camii bu uygulamaya tabi tutulmuş, sonra da müze yapılmıştır.

    Satılan bazı camileri, bir kısım ehli insaf vatandaşlar satın almış ve hiç kullanmadan 1950 sonrası iade etmişlerdir. (Bazı camiler satılırken tapu dairesinde asli hüviyetine dönüştürülmemesi kaydı konulmuştur. Meselâ, Bursa’da böyle bir uygulama yapıldığını duymuştum.)

   Bu süreç içinde birçok cami, ibadethane vasfını kaybetmedi ve 1980 ve 90’lı yıllardan sonra asli hüviyetlerine kavuşturuldu ve kavuşturulmaya da devam edilmektedir.

     İstanbul Sirkeci’de Karamustafapaşa Camii “Anadolu Saz Evi”ne dönüştürülmüş, Bursa’da Çekirge semtinde Otobüs durağı yanındaki. Lâmi Çelebi Camii, 1960’lı yıllara kadar senelerce çay ocağı ve langırt salonu olarak kullanılmıştır.

     Başbakan bu saydıklarımıza ilaveler de yaptı ve dedi ki: "Muğla’da kapatılan camide, kadın oynatılıp şarap içilmiştir. Kahramanmaraş’ta 1945’te Ulu Cami kapatılmıştır. 1947’de Şekerli ve Hatuniye camileri kapatılmış, biri ambar, diğeri karakol yapılmıştır."

   Diğer şehirlerimizdeki cami ve vakıf arazilerinin başına neler gelmiştir? Merhum Eşref Edip, bu konuda yıllar önce neler demiştir? Günümüzde neler yapılıyor ve neler yapılmalıdır? Bu soruların cevaplarını gelecek yazımızda dillendirmeye çalışalım.

 Sağlık ve esenlik dileklerimle…

 

Paylaş:

Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu
Şerif

Şerif Ali Minaz

Kütahya'nın Simav ilçesinde doğdu. İlköğrenimini köyünde, orta öğrenimini Bursa’da, yüksek okulu da İstanbul’da bitirdi. Öğretmen olarak başladığı memuriyet hayatına...

Tüm Yazılarını Gör