BORSA
BIST 100 13.536,84 %4,76
Altın 6.785,55 ₺/gr %0,53
Bitcoin $71.835 %4,65
Dolar 44,53 ₺ %0,19
Euro 52,06 ₺ %0,47
Sterlin 59,85 ₺ %0,73
Gümüş 107,90 ₺/gr %3,04
Ethereum $2.228,74 %6,33
İsviçre Frangı 56,32 ₺ %0,70
Kanada Doları 32,17 ₺ %0,12
Avustralya Doları 31,41 ₺ %0,92
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01
Suudi Riyali 11,88 ₺ %0,12
BAE Dirhemi 12,12 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,57 ₺ %0,23
Çin Yuanı 6,52 ₺ %0,18
ANKARA 1°C 6.785,55 ₺/gr 44,53 ₺ 52,06 ₺
Anasayfa Makaledetay
Şerif Ali Minaz

Şerif Ali Minaz

09.04.2026 13:15 Şerif Ali Minaz 5
Şerif Ali Minaz

 

                “OLMAZ” DEMİŞ ATALARIMIZ

            Şeyh Abdullah Ağabey, önceki sohbetinde yalnızlık sendromundan, Müminlerin ise bu dünyada yalnız olmadığından, en güzel, en müşfik, en yakın dostumuzun Cenabı Hak olduğundan söz etmişti. Söz dostluktan açılmışken bu sohbetinde de konu başlığımız üzerinde konuşmaya başladı ve dedi ki:

            Güzel kardeşlerim!

        Bazı İnsanlar vardır; ayakta iken (güçlü olduğun zaman) elini öperler,      Oturduğunda seninle didişirler,

 Düştüğünde tekmeleyip geçerler.

       Bu kısa hatırlatmadan sonra diyorum ki, bir soru cümlesiyle başlayan konu başlığımıza, “OLMAZ” diye cevap vermiş atalarımız. Malumunuzdur ki, bu sözün bir başka versiyonu daha vardır: “ Domuzdan post, Moskof’tan da dost olmaz.” denilmiştir. Tabii ki “dost” sözcüğünden ne anladığımız veya ne anlamamız gerektiği de önemlidir.

     Bu giriş cümlelerime şöyle itirazlarınız olabilir diye düşünmüyor değilim. Meselâ; biraz hümanist bir bakışla şöyle diyebilirsiniz bana:

 “Ağabey, 21. yüzyıldayız. Biz ve siz ayırımı yapılır mı bu çağda? Medeni bir dünyada yaşamıyor muyuz? Sonra gâvura gâvur denilir mi?”

      Evet, denmez. Çünkü mezhep önderimiz İmam Âzam bizi şu cümlesiyle bu konuda uyarıyor:  “Azgınlarla olan savaşınızı azmışlık ithamıyla yapınız; kâfirlik ithamıyla değil.”

 Ama sizler de bilirsiniz ki, güzel Türkçemizde bir söz vardır. Bizden olmayan, ahlâki ilkelerimize uymayan, aksi, zalim insanlar için şöyle bir tabir kullanırız. “Sen onu bilmezsin. O ne gâvurdur.”

    Aslında bu konuyu ele almış olmamızın amacı, birilerinin gâvurluğunu tescil etmek değildir; maksadımız, bizden olmayanların bize hangi gözle baktıklarını, nasıl davrandıklarını, neler ettiklerini hatırlatmaktır.

       İslâm’da, inanç açısından insanların üç gruba ayrıldığını herkes bilir. Birinci grup, müminlerdir. Yani Allah’a ve Resûlüne iman edenler. İkincisi, kâfirlerdir; yani Allah’ı ve Resûlünü kabul etmeyenlerdir. Üçüncüsü de münafıklardır, yani Allah’a ve Resulüne inanmadıkları halde inanıyormuş gibi görünenlerdir. Felsefe literatüründe de buna benzer bir sınıflandırma yapılmıştır: Teist, Ateist ve Deist.

    Sevgili Kardeşlerim!

    Bu açıklamaları niçin yapıyorum? Aklınızdan geçen sorulara cevap olsun diye yapıyorum. Bir insan: “Ben Allah’ı ve Resulünü kabul etmiyorum” diyor ve bunu deklare etmekten sakınmıyor ve hatta onunla gurur duyuyorsa, ona kendi adıyla hitap etmekten daha doğal ne olabilir ki? Onu adıyla vasıflandırmak niçin ayıp veya çağ dışılık olsun ki? Onunla iletişim kurarken biz Kitaplıların bir takım ilkelerinin olması niçin yadırgansın ki?

    Sohbetimize, “gavurdan dost olur mu” cümlesiyle niçin başladım, biliyor musunuz? 150 yıldır sürdüre geldiğimiz  “Batılılaşma sevdamızı” biraz sorgulayalım diye.

   Bir an evvel girebilmek için on yıllardır can attığımız AB ailesinde bulunmamızın getirisi ve götürüsü üzerinde azıcık düşünelim diye böyle bir soruyla başladım.

          Cevabı Merhum Âkif ‘ten Dinleyelim

        Başladık başlamasına da, ben bu sorunun cevabını Merhum Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’dan almak istiyorum. Nasıl mı? Şöyle:

    Geliniz, şimdi hep birlikte sanal olarak kendimizi 1920 yılına götürelim.

  Teşrinisani ayının 19’unda bir Cuma günü Kastamonu’daki Nasrullah Camiinde olduğumuzu düşünelim ve Âkif’imizin Milletimize hitaben yaptığı şu tarihi vaazını beraberce dinleyelim.

    O güzel insan, şu anda Âl-i İmran Suresinin 118. ayetinin orijinalini okudu. Şimdi de açıklamasını yapıyor:

      “Ey Müslümanlar! Bu ayette Cenabı Hak buyuruyor ki:

“ Ey Müminler! Size ellerinden gelen fenalığı yapmaktan çekinmeyen, bu hususta hiçbir fırsatı kaçırmayan, dininize yabancı olan kimseleri kendinize mahremi esrar (sırlarınızı açacak şekilde) dost, arkadaş edinmeyiniz.

      Bunların, sureti haktan görünerek size güler yüz göstermelerine, hayrınızı ister gibi tavırlar takınmalarına asla kapılmayınız. Onların gece gündüz istedikleri, sizin felaketinizden, izmihlalinizden,/çökmenizden/ esaretinizden başka bir şey değildir. Baksanıza, size karşı kalplerinde besledikleri düşmanlık o kadar dehşetli ki, bir türlü zapt edemiyorlar ve ağızlarından kaçırıveriyorlar. Hâlbuki yüreklerinde kök salmış olan husumeti, ağızlarından taşan ile mukayese etmek bile mümkün değildir. (Kalplerindeki düşmanlık) ağızlarından taşan düşmanlıktan daha fazladır ve daha şiddetlidir…"

   Ben de Bir Zamanlar

   Ve devam ediyor Merhum Âkif:

  " Ey Cemaati Müslimin! İnsan, kendi aleyhine bile olsa hakkı hakikati söylemesi gerekir. Ben de bir zamanlar Kitabullah’ı tilavet ederken /Kur’anı okurken/  bu gibi âyâtı celileye geldikçe: Acaba sair milletlere karşı biraz şiddetli davranılmıyor mu? Yabancı milletlere karşı daha merhametli olmak icap etmez miydi?” gibi düşüncelere dalardım. Vakıa bu düşüncelerin sırf şeytani düşüncelerden başka bir şey olmadığını bilirdim. Lakin şeytanî de olsa o düşünceleri içimden söküp atıncaya kadar hayli mücadele ederdim.”

              Kıymetli okuyucu, dilerseniz sohbetin devamını gelecek hafta dinleyelim.

 

 NOT: Önceki yazımıza yorumlarıyla katkıda bulunan, Sami Erdoğan, Talat Sile, Bir dost, Molla Kasım Beylere ve Zerrin Çırak Hanım’a en derin saygı ve teşekkürlerimi sunuyorum.

 

 

Paylaş:

Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu
Şerif

Şerif Ali Minaz

Kütahya'nın Simav ilçesinde doğdu. İlköğrenimini köyünde, orta öğrenimini Bursa’da, yüksek okulu da İstanbul’da bitirdi. Öğretmen olarak başladığı memuriyet hayatına...

Tüm Yazılarını Gör