BORSA
BIST 100 13.536,84 %4,76
Altın 6.785,55 ₺/gr %0,53
Bitcoin $71.835 %4,65
Dolar 44,53 ₺ %0,19
Euro 52,06 ₺ %0,47
Sterlin 59,85 ₺ %0,73
Gümüş 107,90 ₺/gr %3,04
Ethereum $2.228,74 %6,33
İsviçre Frangı 56,32 ₺ %0,70
Kanada Doları 32,17 ₺ %0,12
Avustralya Doları 31,41 ₺ %0,92
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01
Suudi Riyali 11,88 ₺ %0,12
BAE Dirhemi 12,12 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,57 ₺ %0,23
Çin Yuanı 6,52 ₺ %0,18
ANKARA 1°C 6.785,55 ₺/gr 44,53 ₺ 52,06 ₺
Anasayfa Makaledetay
Şerif Ali Minaz

Şerif Ali Minaz

09.04.2026 13:15 Şerif Ali Minaz 3
Şerif Ali Minaz

 

           MESİH VE ARMAGEDDON NEDİR?

 

            Sevgili okuyucu, bir önceki yazımızda bir derviş, ABD’deki sapkın bir tarikattan bahsettikten sonra Abdullah Ağabey’e Armageddon, Mesih ve Mehdi konularında sorular yöneltmişti. Dilerseniz şimdi bu sorulara verilen cevapları okuyalım.

         Armageddon Nedir?

       Güzel Kardeşlerim!

           Şunu hemen belirtelim ki, günümüzde en çok mezhebi olan din, Hıristiyanlıktır. Hıristiyanlıktaki Protestan Avangelist inanca göre, Kıyamet yaklaştığında Kudüs yakınlarındaki Magedon denilen yerde, Şeytanın önderliğinde Gog Magog denilen yaratıklar türeyecektir. Bunlar, Armageddon savaşlarını yaparak tüm dünyada karışıklık çıkaracaklardır.

    İlkelerini İncil ve Tevrattan oluşturan bu Protestan fundamentalistlere göre, Hz. İsa’nın gelmesi için üçüncü milenyumun başında yani 2000’li yılların başlarında, “Armageddon” denen o nihai savaşın mutlaka çıkması lazımdır.

. Yahudiler, Müslamanlar’a karşı Armageddon Savaşı’nı kazanmadıkça, Hz. İsa tekrar yeryüzüne dönmeyecektir. Çünkü Hz. İsa, savaştan sonra gelecektir. Bir başka deyişle, İsa’nın dönmesi için savaşın çıkması ve bunu Yahudilerin kazanması şarttır. Böyle bir sonucu elde etmek içinse İsrail ile sıkı bir işbirliği yapmak ve onlara destek olmak gerekir. Fakat savaş bittikten sonra da, Hz. İsa’ya iman eden 144 bin Yahudi hariç, tüm Yahudiler kırılmalıdır.

Savaş bitiminde yeryüzüne inen Hz. İsa, kendisine inanan geçmişteki insanları diriltecek, bin yıl daha yeryüzünde adalet ve egemenliği sağlayacaktır.

       Kıyamet bundan sonra olacaktır. İsa ve inananları, yani Hıristiyan ve Yahudiler cennete gideceklerdir.

           Armageddon Neresi?

  Armageddon, İbranice Megiddo Tepesi anlamına gelen \\\\ Harmegiddo\\\\ kelimelerinin Yunanca okunuşudur. “İyiler ve kötülerin\\\\ , kıyameti yaklaştıracak son büyük savaşına sahne olacak mekândır. Burası, İsrail\\\\ deki Hayfa limanının 18 mil güneydoğusunda, Kudüs\\\\ ün 55 mil kadar kuzeyindedir. Eski Ahit\\\\ teki kehanete göre dünyayı ele geçirmeye çalışan güçler, yeryüzünün ve tüm dünyanın kralları, Fırat nehrinin doğusundan gelen krallar toplanacak ve korkunç büyüklükte ordularla, dehşetli silahlarla çarpışacaklardır.     

    Evangelistler Armageddon savaşında Deccal\\\\ le, yani Müslümanlarla savaşacaklarını düşünürler. Ve yine onlara göre inançsızlar da, bu savaşta Müslümanların yanında yer alacaktır.  

              Yorumlar

Hıristiyanların bir kısmı, Hz. İsa\\\\ dan itibaren, iki bin yıldır, her on, on beş yıl gibi zaman aralıkları vererek bu senaryonun oluşacağı veya oluşmaya başlayacağını iddia ede gelmişler ve buna inanmışlardır. Ama bu inançları bekledikleri ve umdukları gibi olmamış, dünyadaki olaylar başka türlü gelişmiştir.

Bazıları da bunun, komünizm – kapitalizm çatışması veya sarı ırk ( Çin) - beyaz ırk  arasında cereyan eden bir  çatışma şeklinde gerçekleşeceğini öne sürmüşlerdir. Şükür ki, beklentilerinin hiçbiri gerçekleşmemiştir. 

Yahudi Ütopyası

Fanatik Hıristiyanlar böyle düşünüp böyle inanırken, Yahudiler de başka hülyalar peşine düşmüşlerdir. Onlar da: “ Tüm dünyayı biz ele geçireceğiz” inancı içindedirler. Tevrat”a bakıyoruz: “Bir tek sünnetsiz dahi Kudüs’e giremeyecektir,” diyor. Bizler sünnetliyiz elhamdülillah. Sünnetsizlerin kim olduğunu siz düşünün. Armageddon konusunda İsrail ile işbirliği içine giren sünnetsizlerin bu konudaki saflığına ve kandırılmışlığına ne dersiniz?

 Onların hayali şudur: Böyle bir savaş olmalıdır. Hıristiyan dünya da, bu savaşta şeytana (Müslümanlara) karşı kendi yanlarında yer almalıdır. Ama savaş biter bitmez bütün dünyanın zenginliğinin aktığı Kudüs’e sünnetsizler girmemelidir.

Bu bağlamda Prof. Hüseyin Hatemi Hoca’nın söylediği bir konuyu da hatırlatmak isterim. O da, son zamanlarda Türkçemize tercüme edilen Tevrat’ların çevirilerinde farklı yorumlara yer verilmesidir. Meselâ; Kıyamet yaklaştığında Yahudilerin tüm dünyaya hâkim olacağı, onların bu hâkimiyetine karşı olan diğer milletlerin petrol ve madenlerinin, yer altı ve yer üstü kaynaklarının Yahudilerin eline geçeceği şeklindeki yorumlardır. Ayrıca şeytanı simgeleyen işaretin hilal olduğu ve üç hilalin de, bu türden bir simge olduğu yorumları yapılmaya başlanmıştır.

Onların, dini kaynaklarındaki şu cümleler de dillerinden düşmemektedir: “Tanrı\\\\ nın gününü bekleyip o günün gelişini çabuklaştırarak kutsallık içinde yaşamalı ve Tanrı yolunu izlemelisiniz.” (2. Petrus 3/9–12)
         Böylesi bir fanatizmin ve kana susamışlığın içinde bulunanlar, şimdilerde Arap – İsrail ya da İslâm – Hıristiyan veya medeniyetler arasında çıkacak bir çatışmanın beklentisi içine girmişlerdir.

          Biz Ne Armageddonlar Yaşadık

          Hatırlayın sevgili Kardeşlerim. Bundan tam yüz yıl öncesinden bu yana ülkemiz insanı ne felaketler yaşadı:

 1911 Trablusgarp savaşı, 1912 -13 Balkan savaşı, 1914 -18 birinci dünya savaşı.
      Ve son II. Dünya savaşı, insanlığı altı yıl boyunca kan ve ateş içinde bıraktı, yeryüzü hercümerç olup taş üstünde taş kalmadı. Elli milyonu aşkın insan öldü. Geride travmalı milyonlarca insanı, dul ve yetimi bıraktı bu savaş.

  Gelin 90 yıl öncesine kısaca bir göz atalım. Şu, bir milyon 600 bin kayıpla çıktığımız I. Dünya Savaşına bakalım.

   Sadece birkaç cephede verdiğimiz şehit sayısına bir bakınız!

Çanakkale’de, 101Bin şehit. Bu sayı, hasta, ağır yaralı ve kaybolanlarla birlikte 253 Bin’e ulaşıyor.

Kafkasya’da: 270 Bin, Arabistan’da, Yemen ve Filistin’de: 280 Bin,

Mısır/Kanal’da: 280 Bin, Rumeli’de, 60 Bin.

   Ve daha nice cepheler, nice bahadırların şehadeti ve gaziliği…

       Günümüzde birileri, dünyamızı hızla yeni ve korkunç bir savaşa sürüklemek istemektedirler. Çünkü savaş olmazsa sömürgeciler ayakta kalamaz, silahları depolarında paslanır. Bir kere değil; sürekli Armageddonlar olacak ki, iki ayaklı şeytanlar hayatlarını idame ettirebilsinler. Kırsın insanlık birbirini. Hele şu Müslüman ülkeler var ya. Onlar bu çatışmalarla heba olup gitsinler. Ve böylece armageddoncular, Ortadoğu’nun en büyük hâkimi olsunlar.

    Evet, bu Armageddon sevdalıları hep olagelmiştir, son zamanlarda da savaş iştahları iyice kabarmış ve istekleri daha bir ön plana çıkmıştır. Çünkü onların varlık sebebi kan ve gözyaşıdır. Çünkü onlar dünyada bombalar patladıkça, etnik ve mezhep çatışmaları çoğaldıkça, açlık, kıtlık, sefalet, ölüm arttıkça daha çok şişiyor ve zıbarıyorlar. Trilyon dolarlarını katlıyorlar.

  Önemli Olan

    Onlar nasıl inanırlarsa inansınlar, nasıl düşünürse ve nasıl davranırsa davransınlar fazla önemli değil. Bizce önemli olan, bizim nasıl olduğumuzdur.

 Mülkün gerçek sahibinin neyi takdir ettiği önemlidir.

Mülkün sahibi, düzenden, hak ve hukuktan, fırsat eşitliğinden yana olanlarla beraberdir.

Mülkün sahibi, saldırganların, şirkin, küfrün, zulmün ve sömürünün karşısında, ama onlarla mücadele edenlerin yanındadır.

 Bizler adil ve dürüst olursak, mülkün gerçek sahibi hayır takdir edecektir.

Bizler, gecesini gündüzüne ekleyerek çalışırsak, mülkün sahibi bizimle beraber olacaktır.

Bizler, kendimizle, çevremizle ve Rabbimizle barışık olursak, mülkün gerçek sahibi hakkımızda hayır takdir edecektir.

Yoksa yine milyonların canı yanacak, kanı ve gözyaşı dökülecektir….

Bilelim ki, bu dünyamızdan nice Talut ve Calutlar gelip geçmiştir ve zafer daima Talutların olmuştur.

     Bir ayet mealini hatırlatarak sohbetimi bitirmek istiyorum: “ Eğer Allah, insanların bir kısmını diğerleriyle savmasaydı mutlaka dünyanın dengesi bozulurdu. Fakat Allah âlemlere karşı lütuf sahibidir.” (Bakara, 2/251)

Böylesi felâketlerden Rabbimize sığınalım. Selâm ve dua ile hoşça kalınız.”

   Kıymetli okuyucu, Mehdi konusunda verilen cevabı da gelecek yazımızda aktaralım inşallah.

 

NOT: Bir önceki yazımıza yorum yaparak katkıda bulunan: “Bir Dost, Ehli Sofiyeden Bir Sofi, Hasan Akarsu, 9 Köyden Kovulan” adlı okuyucularımıza teşekkürlerimi sunuyorum.

 

 

Paylaş:

Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu
Şerif

Şerif Ali Minaz

Kütahya'nın Simav ilçesinde doğdu. İlköğrenimini köyünde, orta öğrenimini Bursa’da, yüksek okulu da İstanbul’da bitirdi. Öğretmen olarak başladığı memuriyet hayatına...

Tüm Yazılarını Gör