BORSA
BIST 100 13.536,84 %4,76
Altın 6.785,55 ₺/gr %0,53
Bitcoin $71.835 %4,65
Dolar 44,53 ₺ %0,19
Euro 52,06 ₺ %0,47
Sterlin 59,85 ₺ %0,73
Gümüş 107,90 ₺/gr %3,04
Ethereum $2.228,74 %6,33
İsviçre Frangı 56,32 ₺ %0,70
Kanada Doları 32,17 ₺ %0,12
Avustralya Doları 31,41 ₺ %0,92
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01
Suudi Riyali 11,88 ₺ %0,12
BAE Dirhemi 12,12 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,57 ₺ %0,23
Çin Yuanı 6,52 ₺ %0,18
ANKARA 1°C 6.785,55 ₺/gr 44,53 ₺ 52,06 ₺
Anasayfa Makaledetay
Nuran YILMAZER

BİR YANGININ ARDINDAN

29.01.2020 00:00 Nuran YILMAZER 5
BİR YANGININ ARDINDAN

 

 

Kangurular Ülkesinden    Merhaba...

Kıymetli Okuyucu, birçok kişinin bildiği gibi ya da internette görülen resimlerdeki gibi Avusturalya,

deniziyle, ormanlarıyla doğal güzelliklerin yoğun olduğu; çoğu şehirlerinin kıyılara kurulduğu; ortasında ise büyük bir alanın çöl olduğu devasa bir kıtadır.

  Bunun yanında, önlenmesi zor olan

yangınların, ardından gelen sel felaketlerinin, kum fırtınalarının, ölümcül örümceklerin istilasına da sıkça maruz kalan bir kıtadır.

Bu Yazımda

Evet, bu yazımda, çok yakın geçmişte yaşadığımız yangınlardan söz etmek istiyorum.

Malesef kıta, yangınlara hazırlıksız yakalandı bu sene. Türkiye’nin tersine burada yaz mevsimi yaşanıyor. Gerek kuraklık, gerek çevre koruması konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmemesi ve devlet bütçesinden yeterli ödeneklerin gelmemesi yüzünden yangınlar kontrol altına alınamadı.

Bunun sonunda birçok insanın, hayvanın, bitkinin canı yandı. Bu acı sonuçta, bazı hasta ruhlu insanların özellikle çıkardıkları yangınların da büyük ölçüde payı oldu.

Eylül ayında başlayan ve günlerce devam eden bu yangınlarda 4’ü itfaiye çalışanı ve gönüllüsü olmak üzere 28 insan canını kaybetti. 10 milyon

hektarlık alan, orman, çiftlik yandı, 1.25 milyar hayvan da telef oldu.

Sadece Sidney’in bulunduğu eyalette

neredeyse kualaların dörtte üçü yok olurken,

Güney Avusturalya’da da neredeyse kuala nesli tamamen yok olma noktasına geldi.

Bizler, yangın bölgelerine pek de yakın

olmamamıza rağmen, gece uykularımızdan yangın kokusuyla uyandık. Sidney’in,

Melburn’un, Kanberra’nin farklı eyaletlerdeki büyük şehirlerin üzerini dumanlar kapladı; hava kirliliği had safhaya ulaştı. Bu yazıyı yazdığım gün bile Sidney ve Melburn’un bulunduğu eyaletlerin farklı yerlerinde kontrol

edilemeyen 100 civarında yangın devam ediyordu.

Yangın Günlerinden Manzaralar

Yangına yakın olan evler boşaltıldı. İnsanlar evlerini terk ederken canları pahasına da olsa arabalarına çok gerekli olabilecek eşyalarını almak için mücadele ettiler.

  Bu felaket nedeniyle kimi insanlar,

oluşturulan acil durum alanlarına sığındılar. İşyerimdeki bayan arkadaşım bunlardan biri.

   Kimileri, Sidney’in meşhur havai fişekli yılbaşı kutlamalarını seyrederken, felaketzedelerin bazıları da, inançları gereği ölmüş kızlarının küllerini sakladıkları kutuyu, birkaç değerli eşyalarını ve köpeklerini alarak evlerinden çıkmak zorunda kalmışlar. Kimileri bir  dahaki geldiklerinde evlerini yerinde bulup bulamayacaklarını bilmeden bir arkadaşlarının evine sığınmışlar.     Bazıları da evlerine dönmüşler, ama yangınların tekrar çıkma tehlikesini

düşünerek hazırlıklı ve tedirgin bir şekilde bekliyorlar.

   Yine işyerimdeki bir başka arkadaşım

Sidney’in dışındaki bir çiftliğe ailesini

yerleştirmiş. Kendisi de emekli olana kadar hafta arası Sidney’de, hafta sonunu ailesinin yanında geçiriyordu. O da yılbaşı tatilinden döndüğünde, çiftlik ve hayvanlarından birçoğunun yandığını söyledi. Yangından kurtulan

bir kaç tavuğunu da vahşi hayvanlar yemiş, sağ kalan kuzuları da kendileri kesip diğer dostlarıyla paylaşmışlar.

 

 Ferahlatıcı Olaylar

Bu üzücü olaylar olurken insanların

 

farklılıklarını bir tarafa bıraktıklarını gösteren güzel olaylar da yok değil.   İnsanlara hayvanlara sadece Avusturalya’dan değil, dünyanın birçok yerinden yardımlar yağdı.

Ekonomi en az 2 sene geriye atılmış olsa da, her şeyin fiyatları yükselse de, insanlar, ellerindekini hiç tanımadığı kişilerle paylaştılar. Birçok yerde insanlar kendi dilince ve dinince yağmur duası yaptı. Yangınların

durduğu bazı yerlerde, Allah’ın yardımıyla, ümit verircesine, tamamen yanmış gibi görünen ağaçlarda filizler açmaya başladı. Bu birkaç gün şiddetli yağmur bekleniyordu ama

bugün çok az bir yağmurla geçti gibi. “İyi ki kendisine dualarımızla sığındığımız Rabbimiz  var,” dediğimiz bir zamandayız.

    Bir yerde okumuştum; insanoğlu dünyadan tamamen silinse bile, dünyanın kendini toparlaması, hayvanların doğal alanlarına geri

dönmeleri, bitki örtüsünün yerine gelmesi ancak birkaç ay sürermiş.

 

   20 yıl sonra insansız bir yere neler

olabileceğinin kanıtını görmek için örnek olarak Ukrayna’nın Pripyat şehrine bakılabilir.

   Pripyat, 2014 yılında yaşanan bir nükleer felaketten dolayı bomboş kalmış. Şehir detaylı bir şekilde incelendikten sonra görülmüş ki,

nükleer bir felaketten sonra bile yaşam devam ediyor. Doğa, böyle bir faciadan sonra bile

kendi kendini toparlıyor. Şükürler olsun ki, alemlerin Rabbi, mülkünü koruyor.

Velhasıl

Güzelim dünyamızı kirletiyoruz, güzellikleri koruyamıyoruz. Çoğu kişi kendi kendini; “ben ne yaptım da bu hale geldi şu dünya,” diye

sorgulamalı diye düşünüyorum.

   Sonra da karınca kararınca ne yapabilirim ki, birazcık

 

faydam dokunsun şu dünyaya.

 

Sevginin, saygının, faydanın yayıldığı, tabii güzellikleriyle korunduğu bir dünyaya kavuşabilmemiz dilek ve dualarımızla kalın sağlıcakla.. 

Paylaş:

Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu