KUR’AN’LA YOLCULUK:'SİZ GEÇİCİ OLAN DÜNYAYI DAHA ÇOK SEVİYORSUNUZ. OYSA EBEDİ AHİRET YURDU DAHA HAYIRLIDIR.' (En’âm, 6/32)
“SİZ GEÇİCİ OLAN DÜNYAYI DAHA ÇOK SEVİYORSUNUZ. OYSA EBEDİ AHİRET YURDU DAHA HAYIRLIDIR.” (En’âm, 6/32)
İnsan, yaşadığı hayattan, işinden ve dünyadan genelde şikâyetçidir. Sorulduğunda: “Bu dünya yalancı, bu dünya fâni, bu dünya geçici” der. “Her canlı/nefis ölümü tadacaktır”1 gerçeğine binlerce defa tanık olmuştur.
Fakat ne hikmetse bu geçici ve yalancı dünya için, ölüm yokmuş gibi davranır; ona sıkı sıkıya sarılır, çırpınıp durur. Ömrünü biraz daha uzatmak için türlü önlemler alıp, tüm sınırları zorlar. Tıp doktorları, bilim adamları, güzellik uzmanları, ilaç sanayi ve alternatif tıp, sağlıklı yaşam yanında, bu dünyada biraz daha fazla kalmanın yarışını yapmaktadır. Koştur ha koştur! Azıcık kendine geldiğinde: “Şu boş dünya için amma da yoruluyorum, değer mi?” der. Sonra fazla düşünmeye vakit kalmadan yeniden koşturmaya devam eder.
Peki bu koşuşturmaların, çabaların, hedeflerin arasında, AHİRET nerede? Ayette bildirilen “DÜNYADAN DAHA HAYIRLI OLAN AHİRET” için hangi çaba sarf ediliyor? Var mı hedeflerimiz arasında? Varsa kaçıncı sırada yer alıyor?
Evet insan zayıf, unutkan, çoğunlukla akletmez. Fakat dünyevi işler için bayağı akıllı, amacına ulaşmak için en güzel planlar yapar. Dağları delebilecek kadar da güçlüdür. Peki çok da uzak olmayan ahiret hayatı için neden gerekenler yapılmaz? Sakın bu, “ahiret” ile ilgili inanç zayıflığından olmasın? Gelecekle ilgili bilgi eksikliğinden kaynaklanmasın? Ahiret gerçeğine duyulan kuşkudan ileri gelmesin?
Ki, öyle görünüyor. Çünkü ahiret bilgisi “GAYP” bilgisidir. Gaybı Allah’tan başka kimse bilmez. Kullarını çok seven Yüce Yaratıcı da, Nebi olarak seçtiği kullarına, “VAHİY” yoluyla bu gaybi bilgileri göndermiş, onlar da Rasul/elçi sıfatıyla biz insanlığa ulaştırmıştır. Ahireti, mahşeri, yeniden dirilmeyi, yargılanmayı, hesap verme sonunda ödül ve cezayı, yani Cennet ve Cehennem’i, Kitabında bize ayrıntılarıyla anlatmıştır Yüce Rabb’im.
Kitaptaki bu bilgilere vakıf olan ve ona gönülden iman edenler, artık “AHİRET YOKMUŞ GİBİ” davranamaz. Hedefine geçici olan dünyayı değil, asıl ve hayırlı olan sonsuzluk yurdunu kor. Ki o zaman gönüller de mutmain olur. Kurtuluş rehberi Kitabımız öyle diyor: “Kalpler ancak Allah’ın zikriyle/Kur’an’la huzur bulur.”2
İş aslında çok zor değil. Kur’an’la tanıştığımızda, bu dünyadaki yolculuğumuza Kur’an’la devam ettiğimizde, hem bu dünyamız, hem öbür dünyamız cennet olacak. Peki niçin bu kolay iş gerçekleştirilmez? “Nerede bu devlet!” diye bağırırlar ya, ben şimdi haykırıyorum: “Nerede bu devlet?” Niçin insanına yardımcı olmaz, onu ataşe atar? Dünyevi işlerinde her türlü yardıma koşar, doğru bildiği her işi yasalar çıkararak zorla yaptırır. İnsanın yaşamında önemli diye eğitim süresini, önce 5, sonra 8, sonra 12 yıl zorunlu yapar; okumayanın velisini bile cezalandırır. Emeklilik dönemini düşünerek tüm vatandaşlarının sigortalı olması için yardımcı olur, teşvik eder.
Peki ahiret sigortası için hangi yatırımları yapar, hangi teşvikleri verir?
Devlet baba, insanın sağlığını, eğitimini, güvenliğini, özgürlüğünü, refahını, çocukluğunu, gençliğini, yaşlılığını, yiyeceğini, içeceğini düşünür. Hepsinin daha güzel olması için önlemler alır, yasalar çıkarır. Doğru da yapar. Zaten bunlarda bir eksiklik görüldüğünde kıyamet kopar. “Nerede bu devlet?” diye şikâyetler başlar.
Peki ey devlet baba, insanının ahiret yaşamı için neler yapıyorsun? Kitap, “alkollü içki kullanmak zararlı” der, sen bolca üretir, tüketilmesi için teşvik edersin.
Zina, çirkin görülüp büyük suç sayılır, sen zinaya giden bütün yolları allayıp pullarsın.
Kumar şeytan işi görülür, sen bunu en büyük kazanç kapısı görüp ha bire yaygınlaştırırsın.
Faizcilik yapan kişileri şiddetle cezalandırır, fakat sen en âlâsını yaparsın. Söyle cehennemde bu insanların yerine sen mi yanacaksın?
Evet devlet baba, insanının hem bu geçici dünyasını hem de öbür ebedi dünyasını düşünmek zorundasın. Hem insanların sağlam bir ahiret inancına sahip olması için Allah’ın kitabını tam ve doğru olarak öğrenmelerini sağlamalısın, hem de O Kitabın dediklerini uygulamak zorundasın.
Buna yasaların engelse değiştir. Yanlışsa düzelt. Sonuçta Allah’ın kanunu mu? Meclis ne güne durur. Bir zamanlar bir meclisin yaptığını, bugün başka bir meclis düzeltemez mi? Tam da yeni anayasa hazırlıklarının yapıldığı şu günlerde “Demoklesin kılıcı” gibi duran LAİKLİK maddesini kaldırıp atamaz mısın? Böylece yıllardır vatandaşlarını birbirine düşüren bir unsurdan da kurtulmuş olursun.
“Devlet babanın bunları yapması için kırk fırın ekmek tüketmesi gerek” diyorsan iş başa düşüyor ey okuyucu. Her şey senin elinde. Artık herhalde “DAHA HAYIRLI OLAN AHİRETİ” düşünmenin zamanı geldi.
Devlet babadan beklediğini, hemen kendin uygulamaya koy.
Kur’an’la beslenmeye başla.
Tüm küresel güçler, inadına “dünya” derken, sen Kur’an’ın inadına “Ahiret daha hayırlıdır” mesajına kulak ver.
“Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.”3 emrini dinle.
“Allah’ın bir ikrâmı olarak, canınızın çektiği ve arzuladığınız her şeyin sizin olduğu.”4 ve meleklerin “selâm,selâm!”5 diye karşıladığı, ebedi mutluluk yurdu Cennete girmeye hazırlıklı ol…
------------------
1- Al-i İmran, 3/185.
2- Ra’d, 13/28.
3- Tahrim, 66/6.
4- Fussilet, 41/31,32.
5- Zümer, 39/73.
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.
Mustafa'nın Diğer Yazıları
KUR’AN’LA YOLCULUK - MÜMİN KUL
09.04.2026 · 4
'ZULMEDENLERE ASLA MEYLETMEYİN, YOKSA ATEŞ SİZE DE DOKUNUR.' (HUD,...
09.04.2026 · 4
KUR’AN’LA YOLCULUK: 'ZİNA EDEN KADIN VE ERKEK HER BİRİNE YÜZ DEĞNEK...
09.04.2026 · 5
KUR’AN’LA YOLCULUK: ŞAŞKIN İNSAN
09.04.2026 · 4




