KUR AN LA YOLCULUK 'İYİLİĞİ VE GÜZELLİĞİ EMREDİP, KÖTÜLÜK VE ÇİRKİNLİĞİ YASAKLAYANLARI MÜJDELE.'(TEVBE : 9/112)
“İyiliği ve güzelliği emredip, kötülük ve çirkinliği yasaklayanları müjdele.” (Tevbe : 9/112)
Kur’ani tabirle: “Emr’i bil mar’uf ve nehy’i anil münker.”
Mar’uf: iyi, iyilik ve güzellik demek. Bazı sözlüklerde mar’uf, güzelliği akıl ve din ile bilinen her şey olarak açıklanıyor.
Mal, can, namus, din, akıl ve insan onurunun korunması evrensel iyiliklerdendir. Aileye, yakınlara, komşulara ve tüm insanlığa güzel davranıp zarar vermemek, MAR’UFun kapsam alanındadır.
Münker: Kötü, kötülük ve çirkinlik anlamı taşır. Aklın, vicdanın ve dinin kabul etmediği, zararı başkalarına da dokunan, hırsızlık, adam öldürmek, fuhuş, iftira, uyuşturucu kullanımı, başkalarının hakkını yeme, tefecilik, kumar, dedikodu münkerdir, yani çirkindir, yani kötüdür.
İnsanın görevi de, mar’ufu /iyiyi, güzeli/ yaymak; münkeri/ çirkini, kötülüğü/ yok etmektir. Bu görev, müminler için Allah’ın bir emridir.
Kur’an öyle diyor:
“İçinizden iyiliği emredip, kötülüğü yasaklayan bir topluluk olsun. Onlardır kurtuluşa erenler.” (Al’i İmran : 3/104)
“İyilik eden ve kötülükten sakındıranlarla yardımlaşın.” (Maide : 5/2)
Sakın ola ki : “Bu görev de nereden çıktı, biz gücümüzün yettiğince İslam’ın beş şartını yerine getirmeye çalışıyoruz.” demeyesiniz.
Yıllardır büyüklerinizden duyduğunuz :
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.”
“Her koyun kendi bacağından asılır.” Ata sözlerine;
“Etliye sütlüye karışmamak.”
“Suya sabuna dokumamak.” deyimlerine itibar etmeyesiniz.
İslam ahlakına ters anlamlar taşıyan bu ata sözü ve deyimleri tez zamanda geçersiz hale getirmek gerekiyor. Mümkünse sözlüklerden çıkarmalı.
“İslam’ın şartı beş” bilgisini de düzeltip, ilmihal kitaplarını yeniden yazmalı.
Ne yani, doğru olmak, hile yapmamak, anaya-babaya saygılı olmak, mazluma arka çıkmak, iyiliği yaymak İslam’ın şartı değil mi?
Zaten günümüzün zalim, bencil ve gaddar toplumları, iyiyi gizleyip, çirkini yaymaya çalışıyor.
Birleşmiş Milletler Teşkilatından ne beklenir : Adalet, haksızlığa uğrayanı koruma, kötülükleri engelleme, iyiliklerin yayılmasını sağlamak değil mi? Fakat hayır , hiç öyle olmuyor. Bunun son örneğini, Gazze için kurulan komisyonun raporunda gördük.
“Palmer Raporu” denilen rezalete bir bakar mısınız:
a) Gazze’ye uygulanan abluka İsrail’in güvenliği açısından meşru görülüyor.(Daha önce BM Genel Kurulu gayri meşru dediği halde.)
b) Mavi Marmara saldırısı sadece aşırı ve mantıksız bulunuyor. (BM İnsan Hakları Komisyonu yasa dışı ilan ettiği halde.)
c) Gencecik Furkan, yerde yaralı haldeyken hunharca vurulduğu rapor edilmişken, İsrailin vahşi saldırısı “şiddetli bir direnişe karşı kendini koruma” olarak görülüyor. Yani uluslararası sularda, uluslararası denizcilik yasalarını hiçe sayarak sivillerin bulunduğu bir gemiye saldırıp, dokuz kişiyi hunharca öldürmeleri bile yasadışı görülmüyor. (Komisyon, raporunu şu ana kadar resmen yayınlamadı. El altından basına sızdırdı. Haksız olduklarını domuz gibi bildiklerinden, tepkileri ölçüp ona göre önlemler alacaklar.)
Gerçi yıllardır İsrail’in işlediği zulümlere bu ağababaları ne zaman destek olmadı ki?
Bu kötülük odaklı, vicdansız sözde ileri toplumlar, kendi çıkarları için, asılsız suçlar üretip zayıf gördüklerinin üzerine nefretlerini ve bombalarını boşaltmıyorlar mı? Irak’ta, Afganistan’da milyonları katletmediler mi?
Hem maddi, hem manevi yönden toplumları zehirlemiyorlar mı?
Sigarayı 1601 yılında Osmanlı’ya alıştıran İngilizler değil mi?
Tüm dünyayı COLA bağımlısı haline getirip sömüren ABD değil mi?
Sözde karşı göründüğü halde, uyuşturucuyu yaygınlaştıran BATI değil mi?
Sineması, tiyatrosu, iletişim araçları, felsefi fikirleriyle toplumları kaosa sürükleyip, doyumsuz ve umutsuz bir hayatı aşılamıyorlar mı?
Peki çelişkiler içindeki şu bizim sivil ve resmi kuruluşlara ne demeli?
Sigara paketinin üzerine: “Genç yaşta öldürür” diye yazarlar. Bir yandan da, tütün üretimi ve sigara satışı için bütçeden milyonlar harcayıp, bakanlık bünyesinde binlerce kişi çalıştırırlar.
Kumar yasaktır. Kişileri ve aileleri perişan eder. Okullarda böyle öğretir devlet baba. Devlet kuruluşu Diyanet böyle fetva verir. Fakat devlete milyonlar getiren şans oyunlarına her gün bir yenisi eklenir.
Fuhuşun her türlüsü münkerdir(kötüdür). Bu fikre kimse”hayır” demez. Fakat bir AB sevdasına, zinayı suç sayan yasalar, sessiz sedasız ortadan kaldırılır.
Demek ki iş başa düşüyor mümin kardeş. Öyle yan gelip yatmak yok. Hem kötülükle, hem de kötülerle mücadele edeceksin. Hem iyi olacaksın, hem de iyiyi yayacaksın.
Muhtaç olduğun kudret:
YÜCE RABB’İMİN : “VADETTİĞİ KURTULUŞ MÜJDESİ.”
YETMEZ Mİ?
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.
Mustafa'nın Diğer Yazıları
KUR’AN’LA YOLCULUK - MÜMİN KUL
09.04.2026 · 4
'ZULMEDENLERE ASLA MEYLETMEYİN, YOKSA ATEŞ SİZE DE DOKUNUR.' (HUD,...
09.04.2026 · 4
KUR’AN’LA YOLCULUK: 'ZİNA EDEN KADIN VE ERKEK HER BİRİNE YÜZ DEĞNEK...
09.04.2026 · 6
KUR’AN’LA YOLCULUK:'SİZ GEÇİCİ OLAN DÜNYAYI DAHA ÇOK SEVİYORSUNUZ....
09.04.2026 · 6



