BORSA
BIST 100 13.536,84 %4,76
Altın 6.785,55 ₺/gr %0,53
Bitcoin $71.835 %4,65
Dolar 44,53 ₺ %0,19
Euro 52,06 ₺ %0,47
Sterlin 59,85 ₺ %0,73
Gümüş 107,90 ₺/gr %3,04
Ethereum $2.228,74 %6,33
İsviçre Frangı 56,32 ₺ %0,70
Kanada Doları 32,17 ₺ %0,12
Avustralya Doları 31,41 ₺ %0,92
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01
Suudi Riyali 11,88 ₺ %0,12
BAE Dirhemi 12,12 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,57 ₺ %0,23
Çin Yuanı 6,52 ₺ %0,18
ANKARA 1°C 6.785,55 ₺/gr 44,53 ₺ 52,06 ₺
Anasayfa Makaledetay
Mustafa GÜL

KUR’AN’LA YOLCULUK: 'ALLAH VE MELEKLERİ, PEYGAMBERİ DESTEKLERLER; EY İMAN EDENLER SİZ DE O’NU DESTEKLEYİN.' (AHZAB, 33/56)

09.04.2026 13:15 Mustafa GÜL 4
KUR’AN’LA YOLCULUK: 'ALLAH VE MELEKLERİ, PEYGAMBERİ DESTEKLERLER; EY İMAN EDENLER SİZ DE O’NU DESTEKLEYİN.' (AHZAB, 33/56)

“ALLAH VE MELEKLERİ, PEYGAMBERİ DESTEKLERLER; EY İMAN EDENLER SİZ DE O’NU DESTEKLEYİN.” (Ahzab, 33/56)

 

Destek kelimesinin ayetin orijinalindeki karşılığı “YUSALLİ”. Hani bizim namaz olarak bildiğimiz “SALAT”. Birçok anlamı olan salat, Kur’an’da farklı ayetlerde, farklı anlamlarda kullanılmıştır. Namaz, dua, yardım, destek, yardım çağrısı, davet, ibadet gibi 18 anlamı vardır.

Ayetteki “yusalli” kelimesinin destek veya yardım anlamında olduğu tartışma götürmez. Bu desteğin nasıl olduğu da, aynı surenin (Ahzab) 43. ayetinde açıklanıyor:

 “O, sizi karanlıktan aydınlığa çıkarmak için, melekleri eşliğinde indirdiği (vahiyle) destekler.”

 Müminler, meleklerin indirdiği vahiyle desteklendiği gibi, Nebi de vahiyle desteklenmiştir. Hem de 23 yıl boyunca. Sıkıştığı her anda. Müşriklerin bitmez tükenmez soruları karşısında; kusurların giderilmesinde; sorunların çözümünde; unutulan ve değiştirilen doğruların hatırlatılmasında; hicret izninde; savaş izninde; kıblenin seçiminde; Zeynep’in nikâhında; Ayşe’ye atılan iftiranın aydınlatılmasında; kölelerin özgürlüğünde; yetimlerin korunması gibi akla gelen hemen her konuda vahiyle desteklenmiştir.

Yüce Rabb’im, seçtiği elçiye doğal olarak yardımını esirgemeyecekti ve esirgememiştir. Bunu “Ben, üzerime düşeni yapıyorum” dercesine haber veriyor ve iman edenlerin de yapması gerekenleri hatırlatıyor: “Siz de O’na yardımcı olun, destekleyin, yalnız bırakmayın, peygamberlik hukukunu gözetin, size ulaştırdığı dini birlikte yaymaya, yaşatmaya çalışın.”diyor.

 Gerçek şu ki, Nebi’nin arkadaşları/sahabiler, gerçek iman sahipleri de, can-ı gönülden O’nu desteklediler. Yan yana, omuz omuza savaştılar. Önünde siper olup canlarını verdiler. Ali yatağına yatarak; Ebu Bekir Hicret yolculuğunda bütün sıkıntılara göğüs gererek; Zeyd de atılan taşlara siper olarak O’nu korudular. Açlığa, susuzluğa birlikte katlandılar. Hendeği birlikte kazıp, mescidin kerpiçlerini birlikte dizdiler. Her inen ayeti birlikte okuyup, birlikte anlayıp, birlikte yaşadılar. Allah’ın elçisinin elçisi olup, vahyi uzak diyarlara taşıdılar. Bizans’a, Mısır’a, Fars’a,Yemen’e, Habeş’e at sürüp dağları, nehirleri aştılar. Kimi iltifat gördü, kimi hakaret. Arabistan’ın en ücra beldelerine, kabilelerine vahyin ışığını yaymak için dağılanların bazıları zulme uğradı, bazıları öldürüldü, bazıları da gayretlerinin karşılığını kısa zamanda gördü.

 Bugün bu destek nasıl yapılıyor? Peygamberin adı anıldığında salavat getirilerek. Yani “Allahümme salli alâ Muhammed.” diyerek. Anlamını duyunca biraz şaşıracaksınız: “Allah’ım Muhammed’i sen destekle.”

Peki ayeti böyle mi anlamamız lâzım? Nebi’nin arkadaşları böyle mi davranıyordu? İçlerinden birinin peygamberimize hitabı karşısında, diğerleri hep birlikte salavat mı getiriyordu? Uydurma da olsa böylesi bir olayın anlatıldığını okumadık, duymadık. Fakat salavatın faziletini, sevaplarını, önemini anlatan çokça kitap, Peygamberimiz adına uydurulmuş çokça söz var.

 “Adım anıldığında salavat getirmeyenin, burnu yerde sürünsün!” uydurması, o merhamet sahibi Yüce Nebi’ye mal edilir. 100, 200, 500 defa salavat getirenin günahlarının bağışlanacağı söylenir. Bu konuda kürsülerde anlatılan akıl almaz öyküler saymakla bitmez.

 Binlerce bağlısı bulunan bir hocaefendi, yazdığı kitapta çok ilginç bir öykü anlatır: “Çok içki içen ayyaş bir kişi, ölünce yüzü maymun sıfatına dönüşür. Yanında bulunan oğlu çok üzülür. O an Peygamberimiz çıkagelir ve eliyle sıvazlayınca yüzü eski şekline dönüverir. Bu iyiliğin sebebi de o şahsın sağlığında çokça salavat getirmesidir.”

 Peygambere salat/destek bu mudur? Kaş yapayım derken göz çıkarılır mı? Hikâyeyi nereden tutsanız elinizde kalır. Haşa günahkâr kişiyi Allah cezalandırıyor, Elçisi de gelip onu affediyor. Sanki bir hata yapıldı da onu düzeltiyor.Bu hikâyeye inananların nazarında,  Peygamber vefat etmiş olsa da, her tarafta hazır ve nazırdır (!) Bilhassa kendisine salavat getirenleri koruyup kollar(!)

 İnanın işi karikatürize etmiyorum. Bugün bir çoğuna göre peygamber algısı böyle. Ben bu itirazları yapmasam, “Ne var bunda?” denecek. Zaten de öyle yapılıyor. Yüz binlerce satan bu tür kitaplar, okunuyor, beğeni görüyor, yukarıdaki öykü de meclislerde hararetle anlatılıyor, hiçbir eleştiri almıyor.

 Sakın yazdıklarımdan yanlış anlamlar çıkarılmasın. Peygamberimize selam göndereceğiz ve de gönderiyoruz. Bu yapılan küçük, sözlü bir destektir. Fakat bizden fiili destek isteniyor.

Yüce Rabb’im, esas olarak Peygamberimizin “PEYGAMBERLİĞİNE” destek olunmasını arzuluyor. Vahyin korunması, getirdiği dinin doğru olarak anlaşılması, yaşanması için çaba göstermemizi istiyor. “Peygamberin örnekliğine teslim olup” (33/56) onurlu bir kişiliğe kavuşmamız hedefleniyor.

 Müslüman kimliğine sahip bir kişi de, Müslüman gibi davranmalı. Cebrail’in getirdiği, Peygamberimizin de uygulamalarıyla apaçık ortaya koyduğu Allah’ın dinini ayakta tutmak için; tüm insanlığın onun ışığından yararlanması; yoksulların, mazlumların yüzünün gülmesi; bunalımdaki gençliğin, doyumsuz, mutsuz, karamsar kadın ve erkeğin iç huzura ermesi için çalışmalı, alın teri dökmeli, rahatlar bozulmalı, iyilere destek, kötülere köstek olmalı.

 Aslından uzaklaştırılan din anlayışıyla, yanlış Peygamber algısıyla, ibadetlerin içinin boşaltılmasıyla PEYGAMBERE DESTEK OLUNAMAZ.

 Allah’ın Rasulü Veda Hutbesinde: “Size bir emanet bırakıyorum ki sımsıkı sarılırsanız kurtuluşa erersiniz. O Allah’ın Kitabı Kur’an’dır.” demişti.  Ve Kitaba uymayan tüm yerleşik kabulleri ayaklarının altına alıp çiğnemişti.

BUGÜN BİZE DÜŞEN DE, KUR’AN’A SIMSIKI SARILMAKTIR…

 

Paylaş:

Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu