Beklentilerin bittiği yerde başlar hayat. Savuracağı yere savurur, sonra oturur seyreder. Senin tasarladığın, yapmaya çalıştığın hiçbir şey gerçekleşmez. Hayat, istediğini verir, istediğini sergiler gözlerine.
Çırpınışlar içinde bir yol arasın seni aydınlığa taşımasını beklediğin. Bazen o yol uzaklardan görünür sana ve gün geçtikçe sana doğru yaklaşırken kaybedersin yarınları.
Tahayyül saydığın düşünceler ansızın girer hayatına canlanarak. O zaman kendini şanslılar arasında adledersin. Ama o bekleyipte gerçekleştiremediklerin aklına düştüğünde iki dudağının arasındaki ezgide kalır hüsranın.
Her şey karmaşa içinde. Bu da son olsun dediklerimizin arkasından yeni bir şey daha ekleniyor. Kopuş noktasına kadar titizlikle düzenlemeye çalıştığımız hayatın, aslında hiçbir yerinden tutmaya başaramadığımızı anlıyoruz sonsuzluk yolculuğumuzda.
Bazen zamandan hırsımızı çıkarıyor, onu suçlayıp düşüncelerimiz içinde hapsediyoruz. Sonra başka suçlular daha bulup zaman mahkumunun yanına yoldaş ediyoruz. O kadar çok şey ekliyoruz ki kalıbın içine bir kendimizi koyamıyoruz.
Düşünce sıçramalarıyla dolu bir yazı okudunuz aynı hayat gibi. Giriş, gelişme, sonuçtan ibaret görülen yazılara isyan olsun. Aklın gönle baskın olduğu bu saatlerde akıl sıçrayışlarıyla sizlere selam olsun....
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.


