Hüseyin Demir
Duydum ki merak edenler var
Hususi hayatımı,
Ben Hüseyin Demir,
Anadolu’nun unutulmuş bir köşesinden,
Kaderin cilvelerine göğüs geren bir yolcuyum.
Afyonun Akören kasabasından,
Muhafazakâr bir ailenin çocuğuyum.
Ama her şeyden önce bir adamım yani,
Pek biçimli olmamakla beraber,
Adam gibi bir görünümüm var,
Evde durur, işte de çalışır, yorulunca otururum.
Masa başında çalışırım.
ahireti düşünür
Oraya göre hareket ederim
Bir anne bir babadan dünyaya geldim.
Ne başımda bulut gezdiriyorum,
Ne sırtımda mühür, ne de hayal dünyasındayım.
İstanbul fatihte yaşarım,
Ne Cumhurbaşkanı Abdullah Gül kadar mütevazıyim
Ne de Kenan evrenin ahır uşağı gibi Aristokrat
İnce ruhlu ve yufka yürekliyim,
Asla uysal koyun değilim,
Sevdiklerimi adam gibi severim
Kitapçılar ve babı-ı- âli müdavimlerindenim.
Ehli namus diye mimlenenlerdenim.
Kitap okumak hobimin ötesinde,
Malda mülkte gözüm yoktur.
Ispanağı ve balığı çok severim.
Mercimekli bükmeye hala bayılırım.
Yayan dolaşırım.
Ara sıra seyahat ederim.
Bazen şiir yazar, bazen hikâye, bazen de makale.
Hasanla Yusuf’tur bir de Mustafa en yakın arkadaşlarım.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım.
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya.
Onlar da bunlara benzer.
Mesela ne yapmadık ki şu siyaset için,
Kimimiz kaldık, kimimiz gittik,
Kimimiz öldük,
Kimimiz yazı yazdık,
Kimimiz harcandık.
Kimimiz nutuk söyledik.
Kimimiz Ahmet Bey olduk.
Kimimiz Ahmet Efendi.
Ya Ahmet Ağayla Ahmet Beyefendi?
Ben ne ağa oldum, ne bey,
Ne de aristokrat beyefendi,
Gayemi kimliğimi çok aradım.
Kendimi ararken ne zulümler gördüm.
Açtığım her sayfada ne maskeler düşürdüm.
Beynim kıymıkla doldu, sancılara büründüm,
Ne bükülmüş beller, incelmiş boyunlar,
Çalışamayan insanlar gördüm.
Ne düşünmez başlar, aldırmaz yürekler,
Paslı vicdanlar gördüm.
Kasap görmüş koyundan yılgın vatandaşlar gördüm.
Ne insanlar gördüm siyaseti yok sayıp politika yapan,
Ne insanlar gördüm, dert ve kahır nedir bilmeyen,
Ne insanlar gördüm, geçim derdi ile didinmeyen,
Ne insanlar gördüm, yoksulları, çaresizleri görmeyen,
Ne zavallılar gördüm ahireti ve kabiri düşünmeyen,
Zaman oldu içimde damla, damla korku birikti.
Zaman oldu hüzün gözlerimden ruhuma düştü.
Zaman oldu içim acılarla yoğrulup pişti
Zaman oldu hayal ırmağının çağıltısında,
Umutların mecnun parıltısında, ölümü düşündüm
Bir gün,\\ evet bir gün, ben ölürüm, siz kalırsınız,
Beni nasıl anarsanız anınız.
Ocak-2009
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.



