BORSA
BIST 100 13.536,84 %4,76
Altın 6.785,55 ₺/gr %0,53
Bitcoin $71.835 %4,65
Dolar 44,53 ₺ %0,19
Euro 52,06 ₺ %0,47
Sterlin 59,85 ₺ %0,73
Gümüş 107,90 ₺/gr %3,04
Ethereum $2.228,74 %6,33
İsviçre Frangı 56,32 ₺ %0,70
Kanada Doları 32,17 ₺ %0,12
Avustralya Doları 31,41 ₺ %0,92
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01
Suudi Riyali 11,88 ₺ %0,12
BAE Dirhemi 12,12 ₺ %0,19
Rus Rublesi 0,57 ₺ %0,23
Çin Yuanı 6,52 ₺ %0,18
ANKARA 1°C 6.785,55 ₺/gr 44,53 ₺ 52,06 ₺
Anasayfa Makaledetay
Hüseyin Demir

Hüseyin Demir

09.04.2026 13:15 Hüseyin Demir 5
Hüseyin Demir

Hüseyin DEMİR

12 Haziran genel seçimlerine çok az bir süre kala, YSK’nın, aralarında BDP’nin desteklediği 7 adayın da bulunduğu 12 bağımsız milletvekili adayının adaylıklarını iptal etmesi, Türkiye’de siyasi kargaşa peşinde olanların işine yaradı.

Nitekim Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde ve ülkenin birçok yerinde, halk deniliyor ama, özellikle gençler sokağa indi veya indirildi. Ellerinde Molotoflar, sopalar, silahlar devletin görevli polisiyle çatıştılar. Halkın can güvenliğini tehdit ettiler. Vatandaşın iş yerlerini yaktılar, zarar verdiler. Bilanço: Bir ölü iki yaralı.

Her istediklerini kendilerinin dışındaki insanlara kaba Kuvvetle ve şiddet göstererek alabileceklerini düşünen, bu gayri insani zihniyetin önünde ve arkasındakilerin vicdanlarının tamir edilmesi gerektiğine inanıyorum.

 

18 yaşında bir gencin ölümüne değdi mi? O çocuğun ölümü, çıkarılan kargaşa kimin işine yaradı? Sokağa inen ve çocuklarının sokağa inmesine müsaade eden aileler düşünmeleri lazım: Bizim çocuklarımızın sokağa inip ölmeleri kimin işine yarıyor diye.

 

Bu gençleri sokağa döken ve kışkırtan ve ölümlerine sebep olan, bu gençlerin ölümlerinin üzerinden rant sağlayan insanların vicdanlarının tamir edilmesi lazım değil midir?

 

Her ne kadar bu adayların hukuki açıdan engelleri olduğu söylense de YSK’nın  bu kararı, milli iradeye müdahale sayılabileceği gibi, AK Parti’nin doğuda önünün kesilmesi operasyonu olarak da değerlendirilebilir.

 

Ak partinin Kürt açılımı ülkede derin bir kesimin işine gelmedi. Karar siyasi veya değil. BDP’li, kavgacı, her konuya şiddetle yaklaşan kesimin, iftiracı alışkanlığı depreşip YSK’nın bu kararını başbakana yüklemeye çalıştıkları görülmektedir.  

 

YSK’ın aday başvurularında, eksik belgesi olan adaylara, belgeleri tamamlamaları için uyarıda bulunduğu söylenildi. Diğer taraftan  BDP’liler de böyle bir uyarı gelmedi diyorlar. Burada, YSK’nın adaylıklarını kabul etmediği adayların, uyarılara bilerek mi uymadılar diye düşünesi geliyor insanın.

 

Milletvekilliği yapmış tecrübeli kişiler olarak bu zevatın, YSK’nın adaylık başvuru prosedürünü bilmemeleri mümkün mü? Bütün bu olanların sebebi, adayların bilerek prosedürleri yerine getirmeyip tepki politikasıyla gündeme gelme istekleri olamaz mı? Nitekim Türkiye’de bugünkü gündem bu konu değil mi?  Ve bağımsız adaylar Türk medyasında iki gündür manşet. Bundan daha iyi reklâm olabilir mi?

 

Evet, YSK’nın bu kararının siyasi bir karar olduğu söylenebilirse de, bu kararın arkasında Ak Parti’yi aramak abesle iştigaldir diye düşünüyorum. Çünkü geçmişte Ak Parti de YSK’nın buna benzer kararlarından mağdur olmuş ve bu gibi demokrasiye darbe niteliği taşıyacak kararların tümüne ilke olarak karşı olduklarını partinin en ileri gelenleri hep söylemişlerdir.

 

Halk tarafından Öcalan vesayetçisi olarak adlandırılan Kürt siyasetçiler, Kürt kamuoyunu hep kendilerinin dışındakilere karşı ön yargılı hale getirmiş görünüyorlar. Bu karara da ön yargıyla bakarak veya baktırır arak “siyasette Kürtlere yer yok”, dedirtip demokratik Kürt açılımına darbe vurma isteğinden vazgeçemedikleri de görülüyor.

 

Nitekim Selahattin Demirtaş, Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk kararın duyurulmasından hemen sonra yaptıkları açıklamalarda, bir bütün olarak devlet aygıtının BDP’nin kullanmaya çalıştığı meşru siyasi yolları tıkadığını belirtiler ve bunun çatışma riskini yükselteceğine işaret ettiler. Bu kaba bir tehdit söylemi olarak kabul edilse bile böyle bir risk var mıdır? vardır. Ve gerçekleşmesi halinde bedeli de ağır olabilir.

 

Demokratik açılımın gayesi, şiddet yöntemlerinin, sorunları dile getirmek ve hak aramanın aracı olmaktan çıkarılması için siyasi mekanizmaları işler tutmak ve siyasi aktörlerin hareket alanını genişletmek gerektiğidir.

 

BDP’in bunu bildiği halde, inadına YSK’nın kararında Ak Parti hükümetinin parmağının olduğunu fütursuzca seslendirdiği gözlenmektedir. Hâlbuki YSK’nın bu kararına karşı, BDP şikâyet yolu ile başvuru yapılabilir., haksızlıkların giderilmesi için hukuki yolları kullanabilirdi. Yapılması gereken de buydu. Ama onlar gerilim siyasetini uygulamayı tercih ettiler. Türkiye gündemini haksız yere üç gün gibi uzun bir süre işgal ettiler. Ve amaçlarına ulaştılar.

Selam ve dua ile.

 

Paylaş:

Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu