Hüseyin Demir
Ak parti, Başkanlık sistemini merkeze alarak az maddeli, bu milletin kadim değerlerine yaslanan, insani değerleri merkeze alan bir anayasa hazırlamak durumunda. Çünkü Türkiyede cumhuriyetin başından beri sürdürülen rejim ve 12 Eylülün oluşturduğu yasal zemin tıkanmıştır. Millet aslında bürokrasinin insafına terk edilmiştir. Onun için siyasetin her zayıfladığı an bürokrasi, siyaseti ve milleti kıskaca almaktadır. Halkın milletin hakkını ve hukukunu merkeze alan, devleti de ona hizmetkâr kılan bir anayasanın şekillenmesi için çaba sarf etmek durumundadır.
Çünkü geçtiğimiz son seçim de, Milli İradenin tezahürü, yeni büyük güçlü Türkiye, bu Türkiyeyi yönetecek Başkanlık sistemi ve yeni ANAYASA kararının verilmesine idi.
Milli iradenin bu yöndeki kararının verilme sebeplerine baktığımızda, Cumhurbaşkanını halkın seçmesi vardı. Cumhurbaşkanlığı Makamı niteliğini değiştirmiş ve parlamento tarafından üstünde uzlaşılan Cumhurbaşkanı modelinden uzak ve farklı bir modelin oraya çıkması vardı.
Halkın %52 oyla seçilen Cumhurbaşkanını, Türkiyeye yeni teamüllerin açılmasını sağlaması vardı.
Seçilmiş Cumhurbaşkanı siyasi mekanizmaların değil, Devletin başındaki isim olduğunu göstermesi, Hükümet ve devlet kavramları arasındaki farkı iyi analiz etmesi vardı.
Bu toprakların gerçek sahiplerinin bu ülkeyi yönetebilmesi için atılacak tek adımın, Başkanlık sisteminde görülmüş olması vardı.
Türkiyenin kendine gelebilmesi, özüne dönebilmesi, bölgesinde süper devlet olabilmesi için hedef belirlediği 2023 yılına Başkanlık sistemine geçmiş, yeni bir anayasa yapmış bir Türkiye vardı.
Halkın olanı halka iade sürecinin tamamlanması, kalıcı istikrar ve kalıcı halk iktidarının Başkanlık sisteminde görülmesi vardı.
Neden Başkanlık? Sorusuna da Milli İradenin vereceği cevabı vardı.
Türkiyenin Osmanlıdan beri başkanlık geleneği var. Yerelden mahalle Muhtarı, belediyeler, il genel meclisleri, kalkınma bölgeleri, idari bölümlemeler başkanlık sistemine yakın yapıları Anadolu insanının başkanla sorun çözme kültürü söylenebilir.
Başkanlık sistemi, Türkiye açısından hem meclisler hem başkanlık konumları bakımından mahalleden merkeze piramit yapılar şeklinde kurulmaya elverişli bir sistemdir.
Fatih Sultan Mehmet in büyük mücadele sonucu fethettiği Roma, 1100 yıl burada Dünya üzerinde Liderlik, Başkanlık sistemini uygulayarak hüküm sürmüştü.
Osmanlı 700 seneye yakın Cihan Devletini Liderlik, Başkanlık sistemiyle sürdürmüştü.
Bu gün Dünya 5 den büyüktür dediğimiz beş büyük Devletlerde Yarı Başkanlık, Başkanlık sistemiyle hâkimiyetlerini sürdürmekteler. Bu topraklar üzerinde
yaşayanlar yani bizlerin ataları güçlü liderlerin peşinde hayatlarını vermişler ve liderini seven bir millet olmuşuz.
Tarihin bize gösterdiği gerçek şudur ki, ne zaman liderler güçlenmiş, millet refaha ulaşmış, Devlet güçlenmiş. Ve ne zaman Lider zayıflamış, halkın aleyhine gelişmeler başlamış, Düzen sistemi yenerek Liderini elinden almış ve Devlet zayıflatılmıştır.
Doğal lideri olan ve toplumu kucaklayan siyasi hareketler 100- 150 yılda bir ortaya çıkıyor. Milli İrade bu siyasal sistemin bu Liderliği taşıyacak şekilde kurgulanmasını ve doğal akışın yolunun açılmasını, Türkiyenin daha hızlı hareket etmesini ve gerekli adımların gecikmeden atılmasını istemekte ve gelişmelerin sağlanmasında, Başkanlık sisteminde görmektedir.
Başkanlık, şahıslar için değil bu coğrafya ve toplum için bu gün için tek doğru adımdır. Başkanlık, ülke için, sistem için bu günkü darbe yasalarının oluşturduğu bu günkü düzen in her zaman fırsat bulduğunda kanını, canını emdiği bizler yani bu toprakların insanları için sigorta olacağına Milli irade inanmaktadır.
Selam ve dua ile.
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.



