Merhabalar okuyucularımla bu ilk buluşmam da sanırım kendimi ifade edecek ve okurlarıma keyifli ve eğitici bir ışık vermek istiyorum
Evet eleştiriyi, yermeyi , sevmeyi , kötülemeyi ölçülü yaparsak sanırım doğruyu bulmakta ve adilane olmakta zorlanmayız. Mutluluğu yakalamanın en güzel yolu anlayabilmek ve anlaşılabilmek olsa gerek. Çünkü anlayamamak ve anlaşılamamak çok kötü ve tarifi imkansız olan bir somut olaydır.
Şimdi gelelim duygu ve düşüncelerimizin kağıda dökülmesine . Hani yazımın başlığındaki gibi 2002 den 2010 a
Yedi buçuk yıl AK Parti iktidarı :…
Bu aziz Millet 2 dönem üst üste bu partiye iktidar görevi verdi. Parti %34 ve %47 oyla iktidar ve Tayip Erdoğan Başbakan .Başbakana oy veren Halk tabakasına baktığımda Fakirler ,esnaf,işçiler , memur az da olsa Akademisyenler ve kendilerini aydın olarak niteleyenler (kendilerine göre aydın) den oluşmakta.
Ama iktidar olunan onca senede sosyal refah paylaşımının bölüştürülmesin de eski adaletsiz dağılım halen ve daha keskin şekilde devam etmekte. Zenginleşenler ise zati halihazırda olan zenginlerden başkası değil. Yani Refah paylaşımının zenginlik tekeli hala kırılmış değil.
Şöyle bir düşündüm: Kendimi bir an olsun Başbakan olarak gördüm. Sanki zaman tünelindeyim ve önümüzde 2011 seçimleri var . Seçime giriyor ve Halkıma vaadlerimi sıralıyorum. İlk sıraya özgürlüğü koyuyorum. Çünkü insan özgür olamadan hiçbir şeyin anlamı olmuyor da ondan . Şunu haykırarak söylüyorum Halkıma ‘’ Başbakan olarak ben şu andan itibaren 87 yıldır yapılmış olan tüm haksızlıklardan dolayı sizlerden Devletim adına özür diliyorum’’.
Hani Şeyh Edabali’nin bir sözü var . Bütün siyasetçiler bu sözü dillendirerek kendilerini adil zan ederler. ‘İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN’. Ama ne yazık ki yaptıkları şey tam tersidir. Devleti yaşat ki insan yaşasın diyerek . Ne yazık ki devletin hantal yapısını ve kodamanları yaşatmak için insanlarımızın sırtına olanca yükü yüklediler. Oağır yükün altında insanlara dedikleri hem devletini seveceksin hem de koruyacaksın. Ben Başbakan olursam Halkıma şunu söyleyeceğim.Sadece Milletinizi ve Devletinizi sevin.
2011 seçimlerin de %48 oy almayı planlıyorum. Bunun için ikinci yapacağım icraat ve vaadim ise hazinenin kosgeb te toplanmış olan birikmiş parayı 3 yılllık maliye kaydı olan küçük ve orta ölçekli esnafıma , sanatkarıma 10.000 tl den az olmamak kaydıyla dağıtacağım .Bu dağıtım teşvikli olacak yani karşılıksız verilecek.Esnaf ve sanatkarımın en az 1 yıl sıkıntısını en aza hatta sıfıra indirmeyi sağlayacağım. 2011 yılındaki seçimlerde muhtemel nüfusun % 20 sini teşkil eden esnaf ve sanatkarların güvenini kazanarak bana oy vermelerini sağlayacak ve tek başına 3 dönemde de iktidar oalcağım.
Şimdi diyeceksiniz ki Hadi Canım. Ama size ne bu da benim hayalim.
Şimdiki Başbakanın dikkatine.
Merhabalar okuyucularımla bu ilk buluşmam da sanırım kendimi ifade edecek ve okurlarıma keyifli ve eğitici bir ışık vermek istiyorum
Evet eleştiriyi, yermeyi , sevmeyi , kötülemeyi ölçülü yaparsak sanırım doğruyu bulmakta ve adilane olmakta zorlanmayız. Mutluluğu yakalamanın en güzel yolu anlayabilmek ve anlaşılabilmek olsa gerek. Çünkü anlayamamak ve anlaşılamamak çok kötü ve tarifi imkansız olan bir somut olaydır.
Şimdi gelelim duygu ve düşüncelerimizin kağıda dökülmesine . Hani yazımın başlığındaki gibi 2002 den 2010 a
Yedi buçuk yıl AK Parti iktidarı :…
Bu aziz Millet 2 dönem üst üste bu partiye iktidar görevi verdi. Parti %34 ve %47 oyla iktidar ve Tayip Erdoğan Başbakan .Başbakana oy veren Halk tabakasına baktığımda Fakirler ,esnaf,işçiler , memur az da olsa Akademisyenler ve kendilerini aydın olarak niteleyenler (kendilerine göre aydın) den oluşmakta.
Ama iktidar olunan onca senede sosyal refah paylaşımının bölüştürülmesin de eski adaletsiz dağılım halen ve daha keskin şekilde devam etmekte. Zenginleşenler ise zati halihazırda olan zenginlerden başkası değil. Yani Refah paylaşımının zenginlik tekeli hala kırılmış değil.
Şöyle bir düşündüm: Kendimi bir an olsun Başbakan olarak gördüm. Sanki zaman tünelindeyim ve önümüzde 2011 seçimleri var . Seçime giriyor ve Halkıma vaadlerimi sıralıyorum. İlk sıraya özgürlüğü koyuyorum. Çünkü insan özgür olamadan hiçbir şeyin anlamı olmuyor da ondan . Şunu haykırarak söylüyorum Halkıma ‘’ Başbakan olarak ben şu andan itibaren 87 yıldır yapılmış olan tüm haksızlıklardan dolayı sizlerden Devletim adına özür diliyorum’’.
Hani Şeyh Edabali’nin bir sözü var . Bütün siyasetçiler bu sözü dillendirerek kendilerini adil zan ederler. ‘İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN’. Ama ne yazık ki yaptıkları şey tam tersidir. Devleti yaşat ki insan yaşasın diyerek . Ne yazık ki devletin hantal yapısını ve kodamanları yaşatmak için insanlarımızın sırtına olanca yükü yüklediler. Oağır yükün altında insanlara dedikleri hem devletini seveceksin hem de koruyacaksın. Ben Başbakan olursam Halkıma şunu söyleyeceğim.Sadece Milletinizi ve Devletinizi sevin.
2011 seçimlerin de %48 oy almayı planlıyorum. Bunun için ikinci yapacağım icraat ve vaadim ise hazinenin kosgeb te toplanmış olan birikmiş parayı 3 yılllık maliye kaydı olan küçük ve orta ölçekli esnafıma , sanatkarıma 10.000 tl den az olmamak kaydıyla dağıtacağım .Bu dağıtım teşvikli olacak yani karşılıksız verilecek.Esnaf ve sanatkarımın en az 1 yıl sıkıntısını en aza hatta sıfıra indirmeyi sağlayacağım. 2011 yılındaki seçimlerde muhtemel nüfusun % 20 sini teşkil eden esnaf ve sanatkarların güvenini kazanarak bana oy vermelerini sağlayacak ve tek başına 3 dönemde de iktidar oalcağım.
Şimdi diyeceksiniz ki Hadi Canım. Ama size ne bu da benim hayalim.
Şimdiki Başbakanın dikkatine.
yayın tarih 10-07-2010
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.


