05.03.2026
İstanbul /
TABUTTA YATANLA VEDALAÅžIRKEN

DeÄŸerli okuyucu, bu yazımızda İstanbul Vaizlerinden Mustafa Akgül Hocanın bir taziye konuÅŸmasından aklımda kalanları da not edip sizlerle paylaÅŸmak istedim. Malumunuzdur ki bizler, ana rahminden bu dünya hayatına annelerimizin yardımcısı olan bir EBE Hanımın kucağında teÅŸrif ettik. Ama o anda dostlarımız sevinirken biz, hıçkıra hıçkıra aÄŸlıyorduk. Åžimdi ise burada toplanmamıza sebep olan, ÅŸu tabutta yatan imanlı bir kardeÅŸimizi, Azrail isimli bir baÅŸka EBE, faniler âleminden aldı, bir baÅŸka âleme; bakiler âlemine götürüyor ve bu merhum da bu yolculuÄŸunda artık aÄŸlamıyor. AÄŸlamıyor diyorum çünkü o, dünya hayatında: “ Benim Rabbim Allah” dediÄŸi ve istikamet üzere yaÅŸadığı için melekler de ona: “ korkmayın, üzülmeyin! Biz, Allah’ın size; (mü’min kullarına) vadettiÄŸi cenneti müjdelemek için geldik. Sevinin”(1) diye müjde veriyorlar. Evet, bu merhum kardeÅŸimiz, bu müjdeleri alırken artık aÄŸlamıyor ve bu tabuttan lisanı hal ile bize de sesleniyor, “KardeÅŸlerim! Dünya hayatını baki zannetmeyin; Allah’a olan imanınızı güçlendirin, O’nun emrettiÄŸi buyrukları yerine getirin, yasaklarından da sakının. Peygamberi de hayat rehberi edinin. Yüce Rabbimizin huzurunda yargılanmaktan korkanlara iki cennet vededildiÄŸini de unutmayın (2)………………. İnna Lillah DeÄŸerli kardeÅŸlerim! Peygamber Efendimiz (s.a.v.) son günlerinde okuduÄŸu bir hutbede ÅŸöyle bir cümle kullandı: “Allah, kulunu dünya hayatını tercih etmekle kendisine kavuÅŸmak arasında serbest bıraktı. Kulu ise, Rabbine kavuÅŸmayı tercih etti.” Bu cümlenin ne anlama geldiÄŸini iyi anlayan Hz. Ebubekir, oldukça duygulandı. Hüzünlendi ama bir gerçek daha vardı ki peygamber bile olsa, bu dünya hayatı baki deÄŸildi; o da bir gün mutlaka Rabbine kavuÅŸacaktı. Bizlerin de taziyelerde sürekli söylediÄŸimiz bir ayet vardır: “İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn.” Biz Allah’a aitiz ve biz yalnızca O’na döneceÄŸiz.”(3) O halde ölüm bizi korkutmamalı. Bazı kardeÅŸlerimiz gibi dünya hayatı çekilmez hale gelip de ölümü ister duruma düÅŸmemek için Hz. Yusuf’un (a.s.) ÅŸu duasını da dualarımız arasına koyalım ve diyelim ki: “Teveffenî müslimen ve elhıknî bissalihıyn.” Ya Rabbi! Benim canımı Müslüman olarak al ve beni iyiler arasına kat..(4 ) Günlük hayatımızda kullandığımız ÅŸu sözü de hatırlayalım: “Parası olan pazardan, imanı ve ibadeti olan da mezardan korkmaz..” Analarımız, doÄŸum sancısı gibi çeÅŸitli sıkıntılara katlanarak bizlerin bu dünya nimetlerine kavuÅŸmamıza vesile oldular. Bizler de ölüm sancısına katlanacağız ve ebedi âlemin nimetlerine kavuÅŸacağız inÅŸallah. Merhum ÅŸair Necip Fazıl’ın ÅŸu mısraları da teselli kaynağımız olsun: “ÖleceÄŸiz; müjdeler olsun, müjdeler olsun! Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun. Ölüm güzel ÅŸey, budur perde ardından haber Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber. İki Görevimiz Daha Var DeÄŸerli Müslümanlar! Åžu anda cenaze namazı için burada toplandık ama iki görevimiz daha var; helalleÅŸmek ve ÅŸehadet. Åžuradaki merhum…kardeÅŸimizin Mü’min ve muvahhit bir kul olduÄŸuna ÅŸahitlik ediyor musunuz…??? Åžayet dünya ve ahiretle ilgili herhangi bir hakkımız varsa, onu da helal ediyor musunuz..??? EÄŸer burada ifade etmekten çekindiÄŸiniz bir hakkınız söz konusu ise, onu bir hafta içinde mirasçılarına veya yakınlarına söyleyiniz lütfen ama söylemeyip de saÄŸda, solda söz konusu ederseniz vebal altına girersiniz. Allah bu kulundan ve bizlerden razı olsun, sevenleriyle birlikte iman eden kullarına vadettiÄŸi cennetinde buluÅŸmak nasip eylesin.. (1) Fussilet,30 (2) Rahman, 46 (3) Bakara,156 (4) Yusuf suresi,101