Fatih haber,Haber fatih,Fatih Yaşam,Fatih aktuel ,Haber

Fatih Aktüel

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 4189 kez okundu.
Yazının Tarihi :   10 Nisan 2017 - 16:27:40

AVUSTRALYA’DA SIĞINMACI OLMAK

Büyüt
Küçült
AVUSTRALYA’DA SIĞINMACI

Nuran YILMAZER


        Sığınma Kampında Aylarca Bekleyiş

 


      “Apartmanlar nefes alma bölümleridir” demişti bir Avustralyalı arkadaşım. Demişti, ama ben de, nefes alma bölümleri içimizde mi, yoksa bulunduğumuz ortama mı bağlı diye düşünmüyor değilim doğrusu.


     Bay Ali Saddoun ve eşi Samira ile, Salvation Army (Kurtuluş Askerleri) yani buranın Kızılayı diyebileceğimiz bir yardım yerinde tanıştık. Onlar Iraktan gelip Avusturalyaya sığınmaya çalışan şanslı sayabileceğimiz bir karı koca. Şanslı diyorum, çünkü buraya bazı ülkelerden turist olarak bile vize almanın ne kadar zor olduğunu birçok kişi gibi ben de biliyorum.


     Ayrıca buraya sığınmaya çalışanlar, önce etrafı tellerle çevrili sığınma kamplarında, dışarıya çıkamadan, bazen aylarca bekleyip sonuçta yeterli sebep görülmediğinden, yada tehlikeli örüldüğünden, gerisingeri ülkelerine yollanabiliyor.  Aynı uygulama çocuklara hatta bebeklere de uygulanıyor. 


       Ali ve Samirayla beni,bir arkadaşım tanıştırdı. Arkadaşım, bahsettiğim yerde gönüllü olarak çalışan, onlara ve diğer yeni gelmiş, henüz ne olacakları, buraya yerleşip yerleşemiyecekleri belli olmayan birkaç kişiye İngilizce öğretiyordu. Oraya giderken neyle karşılaşacağımdan emin olmadığım için, karmaşık duygular içinde gittim. Arkadaşım bizi tanıştırdığında, tercüman aracılığıyla onlarla konuşurken, gözlerindeki çaresizliği, bilinmezligin getirdiği korkuyu kelimelerle anlatamam.


 


     Irakta Sözde Demokrasi Dönemi


    Onların hikayelerinin acıklı tarafı birçok kişinin tahmininin dışında Saddam zamanında değil, Iraka “demokrasi” geldikten sonra başlamis. Ali bey ülkesinde ünlü bir gazeteci, aynı zamanda bir insan haklari savunucusu, eşi Samira ise ebeymis. Üç tane güzel evlatlarıyla yaşadıkları rahat bir evleri, arabaları varmış. Yani normalde görmeye alıştığımız herşeylerini yitirip de sığınmak isteyen bir aile değil; maddi durumları gayet iyi durumda olan bir aile. Üstelik buraya sığınmak için gelirken, biri kiz olmak üzere, 3 çocuğunu geride bırakmak zorunda kalmışlar.


 


     Aile Dramının Nedeni


   Ali ve Samira çiftinin, Avusturalyaya sığınmaya karar verme hikayeleri oldukça ilginç. Ali Beyin gazetede çıkan bir makelesinden sonra can güvenliklerinin kalmamasıyla baslamiş. Makalenin konusu, sadece doğum günü kutlamasının bir sakıncası olmadığını düşünmesiyle ilgiliymiş üstelik.


 


    Yazdığı bu makalesinden sonra Bay Saddoun, birkaç kere tehdit edilmiş. Ne gariptir ki, tehdit edenler hükümetin askeri değil, hükümetten ayrı olarak oluşmuş, ama hükümetin de oluşmalarında bir sakınca görmediği, kendilerini “Dinin Askerleri” diye ortaya atan bir grup tarafindan yapılıyormuş.


      Ali Bey, birkaç kez; en son da, eşi Samira ile birlikte evlerinden alınıp götürülerek bir yerde sorgu ve iskenceye tabi tutulmuşlar. Sonuçta can güvenliklerinin kalmadığına inandıklarından, daha önce buraya evlenerek gelen kızını ziyaret etmek bahenesiyle buraya gelip, sığınma hakkı talep etmeye karar vermişler.


 


     “Sığınma Hakkı Alırsak” Demişler


 


    İlk turist vizesi alma denemelerinde 2 oğullarını bırakıp kızlarını yanlarına alarak gelmek istemişler, ama bu istekleri kabul edilmemiş. Malesef, Avusturalya hükümeti, kızlarını getirmelerine izin vermedigi için onu da geride bırakıp bir ümitle buraya gelmişler. Biz sığınma hakkı alırsak, belki çocuklarımızı da daha sonra alabiliriz, ümidiyle yola çıkmışlar.


     Ben onları gördüğümde, 6 aydır burada olduklarını, sığınma isteklerinin 2 kez reddedildiğini ve çocuklarının can güvenliği olmadığından, onları merak ettiklerinden dolayı Bay Saddounun kalp krizi geçirdiğini öğrendim. Sığınma başvuruları, Avusturalya hükümeti tarafından kabul edilmediği ve herhangi bir yardım alamadıkları için buradaki Irakli bir ailenin arka bahçelerindeki bir kulubede yaşıyorlar. Sidneyli yardimseverlerin verdikleri eşyalarla, yiyeceklerle, buranın Kızılayı dediğim kuruluşun verdiği az bir parayla hayatlarını sürdürüyorlar. Ama daima tedirginler; kabul edilme yada edilmeme tedirginliği bu. Onlar için en kötü haber,sığınma taleplerinin reddedilmesi haberi.


  Ailenin, Irakta kalan kızı korkusundan dolayı okulunu bırakmak zorunda kalmış. İki erkek kardeşiyle birlikte evlerinden gerekli olmadığı sürece dışarı çıkmadan yaşıyorlarmış. Böylesi bir hayatın ve bekleyişin ne kadar devam edeceğini bilmeden çocuklar adeta bi rev hapsi hayatı yaşıyorlarmış.


     Günlerdir, Ali Beyin şu sözü hala kulaklarımda: “Saddam varken en azından bir düzen vardı; geldiler, “demokrasi kurduk,” dediler. Ama şimdi ortalık daha karışık!”


 


       Velhasıl


      Bu yazıyı yazarken acaba tepki ceker mi diye düşünmedim değil, ama Ali ve Samiraya sözüm vardı,yazacaktım. Onlar seslerinin, yaşantılarının duyurulmasını, ibret alınmasını istiyorlardı.


      Gerçekten bizim de hatırlamamız gereken şeyler var kanımca onların hayatında. Hiç bir millet ve hiç bir kimse, seni kendi milletin gibi sevmez, korumaz, vatanindan başka hiçbir yere kolaylikla sığamazsın.


     Onların yüzündeki çaresizlik, belirsizlik, karamsarlık, hüzün başta yazdığım arkadaşımın söylediği sözü hatırlattı bana. Bulunduğumuz ortamlar, kalp huzuru bahşetsin bizlere. Gönüllerimiz dert yumaklarının mekanı olmasın.


    Uzaklardan; taa Avustralyadan sevgilerle. Nefesinizi rahat alıp vereceğiniz öz vatanımızda huzurunuzun daim olmasi dualarımla hoşça kalınız....


                                                               Nuran Yilmazer



 


E-Posta ile Yolla
Sayfayı Yazdır
Sosyal Paylaşım
Google
Blogger
Tumbir
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Fatih Aktüel | http://www.fatihaktuel.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2016 - 2017